Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Gül renkli yüz
– Pembe yüz
Cümle içinde kullanımı: “Çehre-i gülgûn solmasın, gam keder görmesin isterim.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Gül renkli yüz
– Pembe yüz
Cümle içinde kullanımı: “Çehre-i gülgûn solmasın, gam keder görmesin isterim.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sima
– Suret
– Surat
– Yüz
– Dış görünüş
– Görünüş
– Surat asma
– İnsan yüzü
– Vech
– Asık yüzlülük
Cümle içinde kullanımı: “Ey çehresine nice sırrı nice sevgiyi gizleyen mührüm, sen ki gecemin güneşi bulutumun yağmurusun.”
– Geline çehiz vermek
– Çeyiz vermek
Cümle içinde kullanımı: “Kızın annesi ve babası olmadığından büyük nenesi evlenmeden önce çehizleyip hazırlığını yaptı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Anadolu’da develeri veya katırları süsleyip kızın eşyalarını üstlerine serdikleri ve sandıkları taşıdıkları çalgılı alay
Cümle içinde kullanımı: “Çehiz alayı tüm görkemiyle yoldan geçerken çocukların neşesini görmelisin.”
Kelime Kökeni: Arapça-cihâz
– Gelini ve evini donatmağa yarayan eşya
– Gelin için hazırlanan eşyalar
– Çeyiz
Cümle içinde kullanımı: “Telli duvaklı gelinin çehizinde en çokta mutluluk ve yeni bir yaşama umut vardır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dört halife
– Çâr-yâr
– Dört dost
Cümle içinde kullanımı: “Hz. Muhammed’in yolundan giden çehâr-yâr ne şanslı ne muhterem insanlardı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dört ayaklı hayvan
– Hayvan
Cümle içinde kullanımı: “Çehâr-pâ biz insanlar gibi Allah tarafından yaratılmıştır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dört
– Erbaa
– Üçten sonra gelen sayı
Cümle içinde kullanımı: “İnsanoğluna gelmiş çehâr kutsal kitap vardır, lakin hala kötülük dünyanın üzerinde.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Damlayan
– Damlayıcı
– Akan
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerden çehân edeni gözyaşımı sandın, onlar yüreğimdeki zehirdi.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kılıç ve hançer gibi şeylerin kını
– Kılıç kılıfı
Cümle içinde kullanımı: “Değerli taşlardan işlenmiş çehi dilediğiniz zaman alabilirsiniz.”