Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Şarap kadehi
– Salınarak yürüyen
– Çemen
– Nazlı nazlı yürüyen
Cümle içinde kullanımı: ” Gözleri ahu yürüyüşü çemân dilber, yaktın geçtin ocağımı!”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Şarap kadehi
– Salınarak yürüyen
– Çemen
– Nazlı nazlı yürüyen
Cümle içinde kullanımı: ” Gözleri ahu yürüyüşü çemân dilber, yaktın geçtin ocağımı!”
Kelime Kökeni: Ad
– Pirinç tarlası
– Kabuğu içinde olup dövülmemiş pirinç
Cümle içinde kullanımı: “Çeltik tarlasının içinde yasemin çiçekleri gördüm sebebini biliyor musun?”
– Vurmak
– Yere düşürmek
– Çarpmak
– Yere vurmak
– Düşürmek
– Ayak uzatarak birini düşürmek
– İki ucu bağlamak
– Beğeni kazanmak
Cümle içinde kullanımı: “Aklımı çelmek istiyorsan bana gerçek hislerinden bahset yalanlarla zahmete girme.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çelmek eylemi
– Yemeni
– Başa sarılan sarık
– Baş örtüsü
– Ayağın arkasına ayak koyarak düşürme
Cümle içinde kullanımı: “Dostuna taktığın çelme ileride seni uçurumdan aşağıya düşürecektir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Salip
– Haç
– Üç ayaklı sehpa
– Put
– Sanem
– İdola
Cümle içinde kullanımı: “Göklerin sesini işitmeyip insanın elinden çıkan Çelipâ mı dua ediyorsunuz?”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Zayıf
– Sıska
– Güçsüz
– Naif
– Cılız
Cümle içinde kullanımı: “Çelimsiz bir ruh olabilirim lakin kendime olan öz saygımı asla kaybetmem.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bakımlı
– Gösterişli
– Endam sahibi
– Kuvvetli
– Güçlü
Cümle içinde kullanımı: “Görenler çelimli dayanaklı görünüşüne bel bağlıyor tüm iş yükünü ona veriyorlar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tavır
– Vücut
– Eda
– Çalım
– Endam
– Cüsse
– Güç
– Kuvvet
Cümle içinde kullanımı: “Bakarsan çelimi olmayan zayıf halsiz bir çocuktur ama çokta dirayetlidir.”
– Çelik yapmak
– Sert değnek düzeltmek
– Çelik durumuna getirmek
– Sert hale getirmek
– Ağaç yetiştirmek için çelik dikmek
Cümle içinde kullanımı: “Çeliklemek yapmadan önce dikilen dalların durumunu kontrol etmelisin, her ağaç her toprakta yetişmez.”
Kelime Kökeni: Ad
– Suç işleyen dervişi cezalandırmak için sırtına sopayla vurma
– Çelik durumuna getirme
– Çelikleme işi
– Çelik dikerek ağaç yetiştirme
Cümle içinde kullanımı: “Toprak öylesine verimli öylesine bereketli ki çelikleme yapılan her dal sürgün veriyor.”