Kelime Kökeni: Ad
– Süratli
– Kıvrak
– Atik
– Hızlı
– Kısa
– Kollarını ve bacaklarını sıvamış kimse
Cümle içinde kullanımı: “Zaman öyle acımasızdır ki tutmak istediğinde avuç içinden çemrek kaçar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Süratli
– Kıvrak
– Atik
– Hızlı
– Kısa
– Kollarını ve bacaklarını sıvamış kimse
Cümle içinde kullanımı: “Zaman öyle acımasızdır ki tutmak istediğinde avuç içinden çemrek kaçar.”
– Köpek dişlerini sırtararak havlamak
– Terbiyesizce sözler söylemek
– Kavga etmek
– Sert sözlerle karşılık vermek
Cümle içinde kullanımı: “Suratıma çemkirmek yerine önce bir dinle sonra konuş.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sidik
– Pislik
– İdrar
– Dışkı
Cümle içinde kullanımı: “Görmedim kalbindeki çemîni, görebilseydim eğer meftun olur muydum?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çimenlik
– Bahçelik
– Çayırlık
Cümle içinde kullanımı: “Tüm çocukluğum ve ilk gençliğim çemen-zâr da yalın ayak koşarak geçti.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Bağ budayıcı
– Bahçıvan
– Bağla bahçeyle uğraşan
Cümle içinde kullanımı: “Çemen-pîrâ çalıştığı sürece köşkün çevresi her zaman yeşil kalacak.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bahçelik
– Bağlık
– Çemenle örtülü bölge
– Bağ yeri
Cümle içinde kullanımı: “Çemenlik de uzanıp bulutları seyretmek beni hep rahatlatmıştır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bahçıvan
– Bağ ve bahçeye bakan
– Bahçeyi düzenleyen kimse
Cümle içinde kullanımı: “Çemen-ârâ kuruyan ağaçları yeniden canlandırıp yeni çiçekler açmasını sağladı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Otlarla örtülü yer
– Çimen
– Çayır
– Yeşillik
– Pastırmaya koyulan bitki
– Pastırmaya sürülen macun kıyamında karışım
Cümle içinde kullanımı: “Yemeğin içindeki çemen kokusu iki ev öteden bile rahatlıkla alınır.”
Kelime Kökeni: Farsça-çemân+Arapça-î
– Saki
– Salınarak yürüyen
– Nazlı nazlı yürüyen
Cümle içinde kullanımı: “İncecik beli çemânî salınışıyla kalbimi yerinden oynatan sevgili.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kadeh
– Şarap kadehi
– İçki içilen bardak
Cümle içinde kullanımı: “Çemâneyi aşkınla doldur yâr, kanasıya kadar içmeye geldim.”