Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hapis
– Zindan
– İşkence
– Otlak
– Üzüm teknesi
– Çerez
– Mahpus
– Cezaevi
Cümle içinde kullanımı: “Ömrünün en güzel yıllarını çeres de gökyüzüne hasret olarak tüketecek.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hapis
– Zindan
– İşkence
– Otlak
– Üzüm teknesi
– Çerez
– Mahpus
– Cezaevi
Cümle içinde kullanımı: “Ömrünün en güzel yıllarını çeres de gökyüzüne hasret olarak tüketecek.”
Ucu ucuna yaşadığım hayatın meşakkatli yollarından Selamlar olsun.
Ey Can’ım, suyun berraklığı, göğün ışıyan yüzü aydınlatsın içini.
Güçlü durmayı bir borç bildiğin yaşam telaşında huzur iç sesin olsun.
Dünya zor imtihandır, alnımızın akı için eğmeyelim başımızı.
Yüreğimizi kirden yoksun tutalım, dağına taşına saygı duyalım.
Dilimizi meşk, gönlümüzü aşk ile dolduralım.
Karanlığa inat aydınlığı, kötülüğe nispet iyiliği seçelim.
İçimizdeki insan sevgini unutmadan, soluğumuzun kadrini bilelim.
Müstehakımız mutluluk olacaktır, sakın sapmayasın.
Ey Can’ım gönlünü riyakar edene indirme.
Her elini tutanı dost edinme, her sözü olduğu gibi kabullenip tekrar etme.
Dilini meşkle, gönlünü aşk ile eyle…
Semra Şenol
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yağız
– Beniz
– Sima
– Çehre
– Yüz
– Tip
Cümle içinde kullanımı: “Soluk çerdesine bakan ne kadar meşum bir olaya tanık olduğunu anlayacaktır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çerçi malzemesi satan dükkan
– Tuhafiye eşyaları satan gezgin esnaf
Cümle içinde kullanımı: “Çerçici biraz önce mahallenin başında göründü gidip bakalım güzel şeyleri var mı?”
Kelime Kökeni: Ad
– Çerçici
– Ufak tefek satılan eşya
-Sokaklarda eşya satan seyyar satıcı
– Tuhafiye eşyaları satan satıcı
Cümle içinde kullanımı: “Çerçi dükkanına dönmüş odan ne ararsan var, hayret!”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Basmacı tezgahı
– Bir şeyi içine almak için ahşap veya demirden yapılan cisim
– Kenarlık
Cümle içinde kullanımı: “Çerçeve içerisindeki fotoğrafı görüyor musun, o kadın benim ilk ve son durağım.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Tatlı sözlü
– Güzel konuşmasını beceren kimse
– Tatlı dilli
Cümle içinde kullanımı: “HepçÇerb-zebân biriydi konuşurken kılı kırk yarardı.”
Kelime Kökeni: Farsça-çerb+Arapça-î
– Bakımlı olma
– Tatlı dillilik
– Semizlik
– Ilımlı olma
– Tatlılık
– Şirinlik
– Hoşluk
Cümle içinde kullanımı: “Güzellikle birlikte çerbî dilde önemlidir, insan üç günlük ömründe can şenliği arıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Eli işe yatkın
– Becerikli
– Yetenekli
– Eli çabuk
Cümle içinde kullanımı: “Çerb-dest biridir, elinden iş kurtulmaz can tezlidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bakımlı ahır
– Varlık ve bolluk içinde yaşayan kimse
– Yemi bol olan ahır
Cümle içinde kullanımı: “Çerb-âhûr sahibi olduğundan hayvanlarının hepsi besili ve yağlıdır.”