Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Utangaç
– Mahcup
Cümle içinde kullanımı: “Çeşm-pîş biridir, insanların bakışlarına karşılık vererek konuşamaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Utangaç
– Mahcup
Cümle içinde kullanımı: “Çeşm-pîş biridir, insanların bakışlarına karşılık vererek konuşamaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Göz dolduran
– Her zaman görülebilen
-Görünüşüyle etkileyen
Cümle içinde kullanımı: “Çeşm-nişîn güzelliğiyle herkesi kendisine aşık etti.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Nazar değen göz
– Nazar değdiren bakış
Cümle içinde kullanımı: “Güzelliğin başına bela olur etrafta çeşm-hûrde insan çok.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Gözevi
– Göz yuvası
Cümle içinde kullanımı: “Ağlamaktan bitap düşmüş çeşm-hânesi çökmüştü.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Açıkgöz
– Uyanık
– Cingöz
– Kurnaz
Cümle içinde kullanımı: “Evlatlarınız içinden Bedirhan beyin çeşm-güşâ tavırları bayağı göze batıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çeşmesi çok olan yer
– Pınarı çok olan yer
Cümle içinde kullanımı: “Çeşme-zâr bir köy olduğundan toprak bereketlidir odun eksen yeşerir.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Bengisu
– Abıhayat
– Ebedi hayat suyu
– Dirim suyu
Cümle içinde kullanımı: “İçersen çeşme-i hızır ölmezsin lakin birçok insanın ölümüne şahit olursun.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Abıhayat
– Bengisu
– Ölümsüzlük suyu
Cümle içinde kullanımı: “Çeşme-i hayvân bir mükafat mıdır yoksa bir ceza mıdır?
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Bengi su
– Ölümsüzlük suyu çekmesi
– Abıhayat
– Dirim suyu
Cümle içinde kullanımı: “Çeşme-i âb-ı hayât senin ellerinden akar da ben içmem mi sanıyorsun?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Su kaynağı
– Pınar
– Su akan yer
– İçilecek su
– Bir oluktan akan yalaklı su haznesi
– Kaynak
Cümle içinde kullanımı: “Çeşme başında yaşanan eski sevdalar ne yazık ki mazide kaldı.