Kelime Kökeni: Ad
– Çıkmak eylemi
– Çıkıntı
– Balkon
– Cumba
– Şeh-nişîn
– Dışarıya çıkmış şey
– Derkenar
– Çıkma
Cümle içinde kullanımı: “Bazı çıkma parçaları toplayıp kendine yeni bir icat yapmaya çalışıyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çıkmak eylemi
– Çıkıntı
– Balkon
– Cumba
– Şeh-nişîn
– Dışarıya çıkmış şey
– Derkenar
– Çıkma
Cümle içinde kullanımı: “Bazı çıkma parçaları toplayıp kendine yeni bir icat yapmaya çalışıyor.”
– Paylamak
– Kâfi olmak
– Yetişmek
– Girişmek
– Azarlamak
– Bir işe bulaşmak
– Sert sözlerde bulunmak
Cümle içinde kullanımı: ” Çıkışmakla olmaz önce güzel güzel konuş çocukla.”
Kelime Kökeni: Ad
– Azar
– Şiddetli paylama
– Çıkışma eylemi
– Sert sözler söyleme
Cümle içinde kullanımı: “Onca nasihat onca çıkışma boşuna gitmiş hiç birimizi dinlememiş.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tekdir
– Azarlama
– Atın yarışta öne fırlaması
– Çıkmak eylemi
– Yokuş
– Mezuniyet
– Paylama
Cümle içinde kullanımı: “Söylediklerinize her ne kadar inansam da çıkışınızdaki asabiyet göz korkutucudur.
Kelime Kökeni: Ad
– Çıkıntı
– Hizadan dışarı çıkmış şey
– Yazı satırlarından dışarı çıkmış tashih veya eki
– Çıkma
– Dışarı çıkan bölüm
Cümle içinde kullanımı: “
Kelime Kökeni: Ad
– Bohça
– Paket
– Bağ
– Beze sarılı akça
– Küçük bohça
Cümle içinde kullanımı: “Hele getir çıkınımızı açıp iki lokma bir şey yiyelim sonra yola düşeriz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Savlet
– Gösterişli
– Şiddetli tekdir
– Pertav
– Hücum
– Paylama
– Atılma
Cümle içinde kullanımı: “Bir bakışınla öne çıkım eden hislerimi elinin tersiyle itecektin madem neden yanında durmama müsaade ettin?”
Kelime Kökeni: Ad
– Ötükçü
– Mafsaldan oynamış çıkık uzuvları yerine yerleştiren uzman kimse
– Çıkıkları takan kimse
– Kırıkçı
– Sınıkçı
Cümle içinde kullanımı: “Ayağını önce bir çıkıkçıya gösterelim istersen hafiften şişmeye başlamış.”
Kelime Kökeni: Adı
– Uzuv
– Yerinden oynamış
– Mafsalından oynamış kemik
– Dışarı çıkmış
– Çıkıntısı olan
Cümle içinde kullanımı: “Düştükten sonra omzu çıkmış bayağı acı çekiyor görünüyordu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çıkın
– Küçük bohça
– Beze sarılmış küçük bohça
Cümle içinde kullanımı: “Uzun zaman önce buraya bir çıkı yırtık bir ayakkabıyla gelmişti.”