Kelime Kökeni: Sıfat
– Bir ayağı sakat olan
– Yürürken önce sol ayağını atan
– Ayak bakımından solak
– Topal
– Beceriksiz
– Acemi
– Aciz
Cümle içinde kullanımı: “Buraların namlı ozanı Çopla Kadir sazı eline aldı mı ağlatır tüm yaralı aşıkları.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bir ayağı sakat olan
– Yürürken önce sol ayağını atan
– Ayak bakımından solak
– Topal
– Beceriksiz
– Acemi
– Aciz
Cümle içinde kullanımı: “Buraların namlı ozanı Çopla Kadir sazı eline aldı mı ağlatır tüm yaralı aşıkları.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Çarpılmış
– Sakat
– Kolu kesilen sakat
– Kolu eksik olan
– Bozulmuş
– Eli sakat olan
Cümle içinde kullanımı: “Yaban romanın baş kahramanı kolu çolak bir savaş gazisiydi.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bir arada bulunan
– Toplu
– Hep bir arada
– Bütününü içine alan
Cümle içinde kullanımı: “Sorunları çokum halde çözmek lazım gelir aksi halde hepsi başımıza bela olacak.”
– Kıyamamak
– Çok bulmak
– Çok görmek
– Çoğumsamak
Cümle içinde kullanımı: “Biliyorum bana çoksadığın aşkıma bir gün muhtaç kalacak, beni arayacaksın.”
– Fokurdamak
– Kaynamak
– Fokur fokur etmek
– Fıkır fıkır kaynamak
Cümle içinde kullanımı: “Çaydanlık çokramadan önce geleceğim sen az bekle olur mu?”
Kelime Kökeni: Ad
– Topuz
– Çomar
– Kalın çomak
– İri başlı çoban köpeği
– Cenk topuzu
– İri köpek
Cümle içinde kullanımı: “Mahallemizde sahipsiz bir çokmar vardı, tüm komşular onu sever ve beslerdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Üşüşmek
– Çullanmak
– Üzerine
– Birikmek
– Toplanmak
– Üşmek
– Üzerine abanmak
Cümle içinde kullanımı: “Hep beraber çokmaklanıp durmayın çocuğun başına, nefes alsın birazcık.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bir şeyin çok olması
– Bolluk
– Ziyadelik
– İzdiham
– Çok kere
– Çok defa
– Kalabalık
– Çoğunluk
– Teklik karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Nerede çokluk orada curcuna demişler, başını ağrıtmaya değmez.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Oldukça
– Az ziyade
– Aşırı
– Fazla
– Taşkın
– Aşkın
Cümle içinde kullanımı: “Çokça yemek getirin çocuklara dağıtın aç kalmasınlar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Cübbe
– Zırh
– Sırlı çömlek
– Topraktan kulplu kap
– Çelik levha
– Bürgüt
Cümle içinde kullanımı: “Savaşçı çokalı üstüne giyip kılıcını eline aldı mı muharebe öyle başlar.”