Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Tımarhane
– Sağlık yurdu
– Deli hastanesi
– Akıl hastanesi
Cümle içinde kullanımı: “Bu işin sonunda hepimizin yolu Dârü’ş-şifâ olacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Tımarhane
– Sağlık yurdu
– Deli hastanesi
– Akıl hastanesi
Cümle içinde kullanımı: “Bu işin sonunda hepimizin yolu Dârü’ş-şifâ olacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yetim ve öksüzler için kurulan lise
– Yetim çocuklar için kurulan yatılı okul
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’ş-şafaka da büyüdüğünü annesiz olduğunu biliyorum sadece.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Cehennem
– Tamu
– Dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra cezalandırılacakları yer
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’s-sa’îr bağrını açmış sizin gibileri bekliyor bilesin.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Cennet
– Behişt
– Dini inanışa göre iyilik yapanların öldükten sonra gideceklerine inandıkları yer
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’n-na’îm sizi kabul etmeyecek, bu dünyada çok gözyaşı akıttınız.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Başkent
– Hükümet merkezi
– Başşehir
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’l-mülk başımıza yıkılsın ki bizler kimsenin ahına girmedik.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Erkek öğretmen okulu
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’l-mu’allimîn de tahsil görmeye başladığından beridir daha durgun.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kız öğretmen okulu
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’l-mu’allimât mezunu bir gelin aldığını duydum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Sultan Mecid zamanında İstanbul’da yaptırılmış okul
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’l-ma’ârif görselinin olduğu kitapcığı bana uzatır mısın?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kütüphane
– Kitabevi
Cümle içinde kullanımı: “Memurluğunun uzun bir bölümünü Dârü’l-kütüb da tamamladı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Ahiret
– Öbür dünya
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’l-karâr da hakkımı alacağım hiç şüpheniz olmasın.”