Kelime Kökeni: Edat
– Olumsuz anlamı veren kelime
– İsim cümlesinde yükleme veya başka ögelere olumsuz anlan veren edat
Cümle içinde kullanımı: “Bir başkasından değil senden beklemiştim sevginin yüceliğini.”
Kelime Kökeni: Edat
– Olumsuz anlamı veren kelime
– İsim cümlesinde yükleme veya başka ögelere olumsuz anlan veren edat
Cümle içinde kullanımı: “Bir başkasından değil senden beklemiştim sevginin yüceliğini.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad,sıfat
Hilekarlık
– Düzenbazlık
– Oyun
– Hile
– Habislik
– Dolandırıcılık
Cümle içinde kullanımı: “Kalitesi düşük insanların insan ilişkilerinde degâ olduğunu söyleyebilirim.”
Kelime Kökeni: Arapça-deff+Farsça-zen
– Tef çalan
– Tef çalan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Düğün için yaşlı bir def-zen çağırmışlar milleti bayağı eğlendirdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Emlak işi yapan kimse
– Genel arazilerin alım satım işlerinin yapıldığı vergi işlerinin düzenlendiği devlet dairesi
– Osmanlı döneminde toprak kayıtlarının bulunduğu ana defterlerin ve işlemlerin yapıldığı daire
Cümle içinde kullanımı: “Rahmetli büyük dedemiz defter-hâne de çalışan hali vakti yerinde bir paşaymış.”
Kelime Kökeni: Ad
– Maliye nezareti
– Defterdarlığın görevi
Cümle içinde kullanımı: “Defterdarlık çok uzakta değil hemen gidip gelirsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-defter+Farsça-dâr
– Maliye nazırı
– Devletin gelir ve gider hesabını tutan kimse
– Osmanlı döneminde maliye işlerinden sorumlu kimse
Cümle içinde kullanımı: “Yeni atanan defter-dâr tüm hesapların dokümanlarını çıkartacak.”
Kelime Kökeni: Ad
– Defterhane nazırı
– Sonradan tapu umum müdürü
– Tapu işlerine bakan üst düzey yönetici
Cümle içinde kullanımı: “Defter emînî olarak çalıştığını söyledi ama ben inanmadım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Defterhane emaneti
– Herkesin emlak ve arazisinin kayıtlı bulunduğu defterler ve bunları korumak, işlemek, geliştirmek işlerine bakan devlet dairesi
– Osmanlı devletinde tapu ve kadastro genel müdürlüğü
Cümle içinde kullanımı: “Şu an ele geçen belgelerin tarihi Defter-i Hakanî döneminden kalma.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi defâtir
– Bilgilerin akılda kalması için kullanılan içi boş kağıtlardan oluşan ciltlenmiş kitap
– Hesap işlemlerini veya isimleri içeren kağıt
– Pusula
– Liste
– Kağıt yapraklar
Cümle içinde kullanımı: “Kara deftere adını yazmayı bende isterdim, sana gelince kalemim tükendi.”
– Gömmek
– Cenazeyi mezara koymak
– Defnetmek
– Ölüyü toprağa koymak
– Ölüyü toprağa vermek
Cümle içinde kullanımı: “Cenazeyi defn etmek bize düşer, ölüyü ortada bırakacak değiliz ya.”