– İki tarafı eşitlemek
– İki tarafa bakıp aramak
– Gözetlemek
– Dengelemek
– Bir cismi denge durumuna getirmek
– Gizlice bakmak
Cümle içinde kullanımı: “Her iki tarafında birbirine çektirdikleri eziyeti birbirine denglemek mümkün olmazdı.”
– İki tarafı eşitlemek
– İki tarafa bakıp aramak
– Gözetlemek
– Dengelemek
– Bir cismi denge durumuna getirmek
– Gizlice bakmak
Cümle içinde kullanımı: “Her iki tarafında birbirine çektirdikleri eziyeti birbirine denglemek mümkün olmazdı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tay duş
– Tay tuş
– Dendeş
– Taydaş
– Hepsi yekdiğerine eş
– Akran
– Yaşıt
Cümle içinde kullanımı: “Dengdeş olduğumuzu söylemeseydi asla inanmazdım, meğer aynı yaştaymışız.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Eşit
– Birbirine denk
– Müsavi
– Aynı düzeyde olan
Cümle içinde kullanımı: “İki gözü birbirine dengâdeng olan evlat hiç ayrılır mı?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Hayran
– Ahmak
– Sersem
– Sersem
– Hayvana yüklenen yük
– Sıkı bağlanan tüccar eşyası
– Eşit
– Balya
– Ebleh
– Bön
– Müsavi
Cümle içinde kullanımı: “Semaya deng gözlerin bir kuşun kanadına hasrettir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi ednâs
– Mundarlık
– Pislik
– Pas
– Kir
– Mundarlık
– Necaset
– Ters
– Dışkı
Cümle içinde kullanımı: “Kötü kokular, denes olaylar hep bizi buluyor nedense.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Diş tanesi
– Çark vesaire dişi
– Çentik olan şeyler
Cümle içinde kullanımı: “Ağacın kabuğundaki dendâneye bakılırsa baya yaşlı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sinn
– Dişçi
– Harflerin dişe benzer çıkıntısı
– Çıkıntılı askılar
Cümle içinde kullanımı: “Dendân görünümlü askıların kopması kötü oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kirlilik
– Paslılık
– Temiz olmayan
– Necaset
Cümle içinde kullanımı: “İçimizdeki denâset ancak vicdanımızın sesiyle temizlenebilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Altınlar
– Dinarlar
– Para birimi
Cümle içinde kullanımı: “Eskiden kullanılan altın ve sikke paralara Denânîr denirdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Denî ve alçak tabîatlı
– Aşağılık karakterli
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim bizi ve evlatlarımızı denâ’et-kâr insanlardan sakınsın.”