Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Ardı sıra
– Hemen
– Peşinden
– Arkasından
Cümle içinde kullanımı: “Yarına kalmadan gelen der-bey acıların kavruk tadında yarı aç yarı tok kaldım.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Ardı sıra
– Hemen
– Peşinden
– Arkasından
Cümle içinde kullanımı: “Yarına kalmadan gelen der-bey acıların kavruk tadında yarı aç yarı tok kaldım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Uşak
– Hizmetçi
– Ücretle çalışan kimse
– Erkek hizmetçi
Cümle içinde kullanımı: “Konağa der oğlanı olarak getirildiğinde taş çatlasın on yaşındaydı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kılıflanmış
– Kına sokulmuş
– Kılıfla
– Kınında
Cümle içinde kullanımı: “Der-niyâm kılıcını şah damarıma sapla, beni anca böyle öldürebilirsin.”
– Toplanmak
– Yığılmak
– Bir araya gelmek
– Çok sayıda biriktirmek
Cümle içinde kullanımı: “Hep bir derneşip bu sorunu çözelim, yoksa başımıza bela olacak.”
Kelime Kökeni: Ad
– Meclis
– Cemiyet
– Davullu zurnalı eğlence
– Düğün
– Eğlence yeri
– Toplantı
– Panayırda kurulan gün
– Belli bir amaçla kurulan yasal topluluk
Cümle içinde kullanımı: “Derneğin kurulma amacı maddi sebeplerden okuyamamış kız çocuklarına destek ve yardım sağlamak.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ortada
– Arada
– Göz önünde
– Sonucu belli olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Ben sana razıyım, der-miyân gelsen de seher kuşu!”
– Bir araya getirmek
– Toplamak
– Biriktirmek
– Derlemek
– Devşirmek
– Dağınıklıktan kurtarmak
Cümle içinde kullanımı: “Yarım kalan bu aştan geriye ne kaldıysa dermek suretiyle içimdeki çeyiz sandığına kaldırdım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dermek
– Dermek eylemi
– Aynı türde olup bir araya getirilen şeyler
Cümle içinde kullanımı: “Derme çatma bir çatı altında toplandığımız günler daha sıcak kışlar atlattık.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bitkinlik
– Zaaf
– Kuvvetsizlik
– Güçsüzlük
– Zafiyet
– Bitkinlik
Cümle içinde kullanımı: “Benim korkularımın kaynağı dermansız ruhumun çırpınışlarından gelir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Zaaf
– Bitkinlik
– Kuvvetsizlik
– Gücü kalmamış
– Bitkin
– Aygın
Cümle içinde kullanımı: “Dermansız kaldım bu yaban ellerde, gel kurtar beni.”