Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kırlangıç
– Dağ kuşu
– Ashâb-ı Fıl olayının öncüsü, lideri
Cümle içinde kullanımı: “Gökyüzünü dolduran ebreheyi görmüyor musun, yazın geldiğini müjdeliyor bize.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kırlangıç
– Dağ kuşu
– Ashâb-ı Fıl olayının öncüsü, lideri
Cümle içinde kullanımı: “Gökyüzünü dolduran ebreheyi görmüyor musun, yazın geldiğini müjdeliyor bize.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Soğuk
– Soğuk olan
– Donuk
– Çok soğuk
Cümle içinde kullanımı: “Kış ayının ebred günlerinde yağan kar hepimizi eve hapsedip dışarıya çıkartmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Güzel gözlü kimse
– Gözünde ak olan
– Gözleri güzel olan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ebrec gözlerine bakınca anlıyorum ne kadar hüzünlü ve üzüntülü olduklarını.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Elbisenin ön yüzü
– Toy denilen kuş
– Kardeş
– Arkadaş
– Harelenmiş kumaş türü
Cümle içinde kullanımı: “Üzerindeki ebre elbiseden uzun saçlarını örgü yapmasından başka bir şeyi hatırlamıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Miskin hastalığına yakalanmış olan
– Vücudunda yer yer beyaz leke bulunan
– İnsan derisinin rengini değiştiren hastalık ismi
– Cüzzam
Cümle içinde kullanımı: “Melun hastalıklardan birisi olan ebrasa yakalanmış diyorlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Dindarlar
– Salih kimseler
– Hayır ve hasenat sahibi kimseler
– Özü sözü doğru olan kişiler
– İyi kimseler
– Hayır sahipleri
– Sadık kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Cennetin peşinde olan ebrâr, kendisini doğruluktan ayırmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Kaleler
– Burçlar
– Kale burçları
– Kermenler
Cümle içinde kullanımı: “Küçücük dünyası ebrâcla doludur kimseyi yaklaştırmaz yanına.”
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde dünyaya gelerek özel bir sağlık kuruluşunda iş hayatına atılan Gülsüm Üstün, sıfırdan bir hayat kurmak amacıyla kendi şirketini kurarak ticarete adım atmıştır. Dedesinin sıfırdan kurduğu hayatı örnek alarak üretim yapmak isteyen Üstün, anne ve babasından öğrendiği salça yapımını bir iş kolu haline getirerek Çanakkale ve İstanbul’da salça satarak ticarete adım atmış kadın girişimcidir.
Doğduğu köye dönerek işe domates ekmekle başlayan Gülsüm Üstün, ürettiği domateslerle salça yaparak pazar terazisiyle Çanakkale’nin tatil bölgelerinde devam ettirdiği satışını işletme kurarak büyütmüştür.
Domatesi tarlaya, bahçeye ekerek, başladım. Ürettiğimiz salçaları insanların tatil yaptığı yerlerde arabanın arkasında pazar terazimle satarak işe başladım. Sonra baktım ki bu pazar çok küçük, sezon çok kısa, İstanbul’a gittim ve belli semtlerde iş bağlantıları kuran bir arkadaşla tanıştım.”
2013 yılında işletmesini 60 metrekare bir dükkanda kuran kadın girişimci, salçanın yanı sıra kahvaltılık sos, tarhana, reçel üretim tesisi kurmayı başararak büyüttüğü tesisinde onlarca insana istihdam sağlamaya devam ediyor.
‘Bir Kadın Düşler Bir Dünya Değişir’ sloganıyla yola çıkan Gülsüm Üstün, doğup büyüdüğü topraklarda sağlıklı üretim için katkı maddesi kullanmadan, değerlerine sahip çıkarak üretim kapasitesini arttırmaya devam ediyor.
Şerize Hatun markasıyla yola çıkarak en büyük destekçisi olan annesinin ismini yaşatmak isteyen Gülsüm Üstün, üretimini ihracatla taçlandırıp kendi alanının en iyisi olmayı hedefliyor. İş kurmak isteyen, üretim yapmak isteyen kadınlara ise asla vazgeçmemeleri ve zorluklarla başa çıkmalarını tavsiye ediyor.
“Düşündükleri ve hayal ettikleri hiçbir şeyden vazgeçmesinler. Sonuçta ticaret yapmaya başlıyorsunuz ve her türlü zorluk bizim için. Her şey bizim başımıza gelecek. O yüzden de yılmamak gerekiyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bulut
– Sehap
– Ürkmek
– Kaçmak
– Endişe
Cümle içinde kullanımı: “Tepemizde dolaşan bu uğursuz ebr başımıza gelecek lanetlerin habercisi gibiydi.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Binalar
– Yapılar
– Evler
– Konutlar
Cümle içinde kullanımı: “Eskiden kalma ebniye öncelikle restore edilmeli sonrasında kamuya açılmalıdır.”