Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Çanlar
– Çıngıraklar
– Kampanalar
Cümle içinde kullanımı: “Duyuyor musun acı acı çalan ecrâsı, ölümü getiriyor beraberinde.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Çanlar
– Çıngıraklar
– Kampanalar
Cümle içinde kullanımı: “Duyuyor musun acı acı çalan ecrâsı, ölümü getiriyor beraberinde.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Cisimler
– Cansız varlıklar
– Hatalar
– Suçlar
– Kabahatlar
– Cirmler
– Ruhsuz varlıklar
Cümle içinde kullanımı: “Görmezden gelinecek ecrâm ve söylentiler değil bunlar, kimseyi kandıramazsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Kanatlar
– Cenahlar
– Taraflar
– Yanlar
– Pazılar
Cümle içinde kullanımı: “Gerçekten uzak durup ecniha yalanlara inanırsan kazanman mümkün değil.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yabancılık
– Ecnebilik
– Gariblik
– Yabancı olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Halk içinde ecnebiyye misali durmayın biraz samimiyet gösterin.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yabancı
– Misafir
– Taşralı
– Hükmi kimse
– Başka milletten olan
– Bigâne
Cümle içinde kullanımı: “Ecnebî birine aşık olmuş ona inanıp memleketinden çok uzaklara gitmiş.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Huysuz
– Hırsız
– Yabancı
– Yad
– Zelil
– Münkad olmayan
– İtaatkar olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Her söze düşünmeden itaat etmek yerine haksızlığa karşı ecneb olmanı tercih ederim.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Türler
– Çeşitler
– Neviler
– Cinsler
– Soylar
– Kökler
Cümle içinde kullanımı: “Köpeklerin ecnâsı kurtlara dayanır derler.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Askerler
– Cündler
– Erler
– Taburlar
– Neferler
– Ordular
Cümle içinde kullanımı: “Ölümden korkmayan ecnâdımız sayesinde bu topraklarda yaşıyoruz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yanlar
– Etraflar
– Yan taraflar
– Yan çevreler
Cümle içinde kullanımı: “Ecnâb söylentilerine kulak asacaksan bu dil konuşsa neye yarar.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Pek yakışıklı
– En güzel
– En yakışıklı
Cümle içinde kullanımı: “Ecmel aynaya baktı mı güzelliğini görerek hırsa kapılır.”