Kelime Kökeni: Ad
– Sulak tarlanın suyunu akıtmak için yapılan hendek
– Sürülerin dinlendiği ve su içtiği gölgelik yer
– Dinlenme yeri
Cümle içinde kullanımı: “ Eğrek başında bekleyen hayvanlarını topla iyice dağılmadan.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sulak tarlanın suyunu akıtmak için yapılan hendek
– Sürülerin dinlendiği ve su içtiği gölgelik yer
– Dinlenme yeri
Cümle içinde kullanımı: “ Eğrek başında bekleyen hayvanlarını topla iyice dağılmadan.”
– Bükmek
– Çarpıtmak
– Çevirmek
– Bir yana meylettirmek
– Eğik duruma getirmek
– Kıvırmak
– Katlamak
Cümle içinde kullanımı: “Bir başak gibi bedenini eğmek suretiyle yere doğru meyletti.”
Kelime Kökeni: Ad
– İndirme
– Çarpıtma
– Bir yana meyletme
– Çevirme
– Kıvırma
– Notanın inceltilerek çalınması
Cümle içinde kullanımı: “Sözlerimizi eğme bükme yapmadan anlamaya çalışmanızı diliyorum.”
– Karışıp görüşmek
– Yüz yüze gelmek
– Yaklaşmak ve bitişmek
– Eğlenmek
– Oyalanmak
– Bir yerde oturmak
– Vakit geçirmek
Cümle içinde kullanımı: “Eğleşmek için geldiğin bu dünya mezarın olacak.”
Kelime Kökeni: Ad
– Gönül eğlendirecek
– Sıkılmaksızın vakit geçirilecek şey
– Çocuk eğlencesi
– Oyuncak
– Faydasız ve ehemmiyetsiz şey
– Semeresiz şey
– Sefahat
– Hoşça vakit geçirilen toplantı
– Eğlenme
Cümle içinde kullanımı: “Gün yan gelip yatıp eğlenceyle ömrü tüketme zamanı değildir.”
– Alıkoymak
– Durdurmak
– Geciktirmek
– Oyalamak
– Avutmak
– Mani olmak
Cümle içinde kullanımı: “Ne olur şimdi gönlümü eğleyip durma, sevmiyorsan canımı daha fazla yakma.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ucu kıvrık ve çengelli demir
– Kurumuş hamuru kazımaya yarayan alet
– Siper
– Eğme işi
– Kalkan
– Koruma
– Koruyucu
– Korunmalık
Cümle içinde kullanımı: “Boynunu eğişindeki mazlumluğa bakarsan suçsuz olduğunu anlarsın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Arka
– Sırt
– Vücut
– Beden
– Göğüs karşıtı
– İnsanın üstü
– Arkada bulunan
Cümle içinde kullanımı: “O daha küçük eğindeki ağrıyı da hançeri de bilmez.”
– Sapmak
– Aşağı doğru sapmak
– Bir yana dönmek
– Secde etmek
– Dikliğini kaybetmek
– Bir işi ele almak
– Belini eğmek
– Yere doğru çarpılmak
Cümle içinde kullanımı: “Bütün güçlüklere karşı boynumu eğdim lakin haksızlığa eğemem.”
Kelime Kökeni: Edat
– Her ne kadar
– Olsa da
– Vakıa
– İse de
Cümle içinde kullanımı: “Bizi en çok bizden olanlar vurdu eğerçi biz onlara müsamaha gösterdik. “