Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Şimdiki halde
– Henüz
– Şimdi
– Bu ana kadar
– Hala
– Daha
– Yeni
– Şimdiye kadar
– Ancak
Cümle içinde kullanımı: “El’ân yapacaklarımızın sözünü veriyor çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Şimdiki halde
– Henüz
– Şimdi
– Bu ana kadar
– Hala
– Daha
– Yeni
– Şimdiye kadar
– Ancak
Cümle içinde kullanımı: “El’ân yapacaklarımızın sözünü veriyor çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ünlem
– Sızlanma
– Yakınma ifadesi
– Çaresizlik
– Bezginlik anlatan söz
– Şikayet edatı
– Aman
Cümle içinde kullanımı: “Yandım ey dost, elamân diliyor sana kendimi feda ediyorum!”
Kelime Kökeni: Zarf
– Kimseye göstermeden
– Gizlice
– Kendini göstermeksizin
– Kimseye belli etmeden
Cümle içinde kullanımı: “El altından yürüttüğün onca parayı utanmadan yiyorsun.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Müheyya
– Hazır
– Hazırda
– Kolayca alınabilecek yerde
Cümle içinde kullanımı: “Bu zamana kadar çevrendeki insanları el altında gördüğün için şimdi yalnız kalıyorsun.”
Kelime Kökeni: Türkçe-l+Arapça-âlem
– Herkes
– Bütün insanlar
– Başkaları
– Yabancılar
– El gün
– İnsanların bütünü
Cümle içinde kullanımı: “Elâlem ne der diye yaşamaktan bıkıp usanmadın mı, bu hayat sana bahşedilen bir hediye.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Açık mavi
– Açık gök rengi
– Fayda
– Güzellik
– İyilik
– Göz rengi
– Sarıya çalan kestane rengi
Cümle içinde kullanımı: “Kızın gözleri muhteşem bir elâydı, baktıkça insanın bakası geliyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İnsanın tutmak
– Kol
– Kulp
– İşlemek
– Araç ve gereçlerin sapı
– Döğecek kısmı
– Defa
– Kez
– Baskı
– Vasıta
– Mülkiyet
– Kolun parmak uçlarına kadar olan kısmı
Cümle içinde kullanımı: “El ele göz göze bu zorluğun da üstesinden gelebileceğimize inanıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– En büyük yalan
– En büyük günah
– Büyük iftira
– Uydurma
– Büyük vebal
Cümle içinde kullanımı: “Bizim inancımızda ekzeb olan başka bir insanın canına musallat olmaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Para çantaları
– Torbalar
– Küçük çantalar
– Para keseleri
– Kisler
– Poşetler
– Husyeler
Cümle içinde kullanımı: “Bayramlarda dede ve ninelerimizden içi para ve şeker olan ekyâs alırdık.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Haykırmalar
– Bağırmalar
– Anırmalar
– Öğürmeler
– Seslenmeler
Cümle içinde kullanımı: “Kulağımıza kadar ulaşan ekyârı nasıl duymazdan geliyor, vicdanınızı susturuyorsunuz.”