Kelime Kökeni: Ad
– Küçük el
– Kendi eli
Cümle içinde kullanımı: “Elceğiziyle yaptığı pişileri halis tulup peyniriyle misafirlerinin önüne koydu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Küçük el
– Kendi eli
Cümle içinde kullanımı: “Elceğiziyle yaptığı pişileri halis tulup peyniriyle misafirlerinin önüne koydu.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Libaslar
– Giysi
– Urba
– Giyecek
Cümle içinde kullanımı: “Üzerinde elbise bile yok ama bol keseden atmayı iyi biliyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Mutlaka
– Şüphesiz
– Kuşkusuz
– Elbet
– İşkilsiz
– Kuşkusu olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Elbette öneri ve şikayetlerinize kulak verecek daha iyi olmasını için çaba sarf edeceğiz.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Keçe kumaşlar
– Kaba kumaşlar
– Keçi kılından dokunan kumaşlar
Cümle içinde kullanımı: “Çobanların üzerindeki elbâdlar bile eskimiş paçavraya dönmüş.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Akıllar
– Lübler
– Kavrama güçleri
– Düşünceler
– Bellekler
Cümle içinde kullanımı: “İnsanın beyninde yer tutan elbâb geleceğin ışık kaynağıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Birliktelik
– Sürmek
– Reddetmek
– Geri çevirmek
– Birlikte olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Yürek kararmışken dokunmak, elp etmek yetmez.”
Kelime Kökeni: Ad
– Avuç içinin düz yeri
– Bilekle parmakların arasındaki iç bölüm
– Avuç içi
Cümle içinde kullanımı: “El ayana yazılmış kaderini elbet çabanla ve sabrınla değiştirebilirsin.”
Sosyal bir varlık olan insan için yalnızlık kaldırmakta zorlandığı bir yüktür. Anne rahminde yalnızlığı tatmasına rağmen yaşam içerisinde buna katlanacak gücü kendinde bulamaz. Bu sebeptendir ki sevgi anlayışı demoralize olmuş, hak etmediği aşklarda ve ilişkilerde çürümüştür.
Aman dileten kişilerde cansız bir çiçeği yeniden yeşerte bilme umuduna kapılıp gitmiştir. Gerçek bir sevginin yaralamadığını, iyileştirme gücüne sahip olduğunu bilemez. Yalnızlık korkusu öyle büyük raddelere ulaşmıştır ki, suistimal edilen kalbine acı duyamaz.
İnsan ve dahi bir çok canlı şunu bilmelidir ki; yara aldığın yerde iyileşme umudu yoktur. Yürürken papatyaları ezmeye sakınmayan biri naif yüreğinize sevginin eliyle dokunamaz. Bencilliğin önderliğinde narsist kişiliğe sahip kimseler sizi yormakla kalmaz, dünyaya olan inancınızı zedelerler. Sizi bir hamur gibi şekillendirip kendi istedikleri kıvama sokarlarken, bunu sizin talep ettiğinizi ve kendi katkılarının dokunmadığını söyler.
Karanlık bir tünelde kaybolduğunuzu düşünüp çıkışını bir türlü bulamadığınız bir kısır döngüye de kilitlenip kalırsınız. Sevilmek mi yoksa tek başına kalmak mı sorusu zihninizde yankılanır ancak iki sorunun cevabı da canınızı acıtacak niteliktedir.
Fakat şunu bilmelisiniz ki her an sizi yakacak olan ateşe yaklaşmaktansa uzaklaşıp yaranıza merhem sürmek daha evladır. Sonunda yaralarınız acıya acıya iyileşirken gelecekte sizi yakacak olan ateşleri çok uzaktan tanıma ve uzaklaşma şansına sahip olursunuz. İnsan düştüğü kuyuya bir kez daha düşmekte ısrarcı olmaz.
Yalnız başınıza yürüdüğünüz yollarda papatyaları ezmeden yürüyebilir, göğsünüz daralamadan beyaz bulutlara selam verebilirsiniz…
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Sövmeler
– Küfürler
– Sövgüler
– Sözlü saldırılar
Cümle içinde kullanımı: “İnsan onuruna saldıran elâyâ iyi bir terbiye almış insana yakışmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Azılı hırsız
– Gök dudaklı
– Uğru
Cümle içinde kullanımı: “Bunca zamandır görmediğimiz elas hapse girmiş günlerini dolduruyor.”