Yazar arşivleri: ramazan keskin

Boğuntuya Getirmek Nedir?

– Utandırıcı ya da bir söz dahi söylemesine fırsat vermeyecek halde şaşırtıp bunaltarak bir kimseye bir şey kabul ettirmeye ya da yüksek fiyatlarda mal satmak.

Cümle içinde kullanımı: ” Ne konuştun sen öyle ya boğuntuya getirmiştin adamı resmen.”

Boğaz Tokluğuna Çalışmak Nedir?

– Ayrı bir para almadan, sadece karın tokluğuna karşılığı olarak çalışmak.

– Kazanmış olduğu para sadece zorunlu ihtiyaçlarını karşılaması durumu.

Cümle içinde kullanımı: ” Bu iş yerinde resmen boğaz tokluğuna çalışıyordum kölelikten farkı yoktu resmen.” 

Boğaz Kavgası Nedir?

– Geçim sağlamak için bir uğraş içinde olmak, didinmek.

– Yaşamını sürdürebilmek adına geçinebilmek için bir şeyler yapmak.

Cümle içinde kullanımı: ” Bir boğaz kavgasına tutuşmuştu tüm halk herkes bir şişe yağ için sıraya girmişti.”

Boğazını Saban Demiri İle Mi Deldiler? Nedir?

– Neden bu denli hırçın bir biçimde bağıra bağıra konuşuyorsun ki? anlamında kullanılır.

– Neden bu kadar yüksek bir tonda sesleniyorsun bize? anlamında kullanılır.

Cümle içinde kullanımı: “Bu curcuna ne böyle boğazınızı saban demiri ile mi deldiler sizin?”

Boğazından Kesmek Nedir?

– Elinde geçen parayı arttırmak adına yemek, yiyecek giderlerinde azaltma yapmak.

– Gırtlağından kesmek.

– Bol keseden gıda alışverişi yapmamak.

Cümle içinde kullanımı: ” Kırdığın  onca tabakların ev gereçlerinin masrafını boğazından keseceğim hadi bakalım bir daha yapabilecek misin böyle şeyler?”

Boğazından Geçmemek Nedir?

– Bir kimse yemiş olduğu bir şeyin ardından ya iştahsızlığı ya da bir yakınının çok sevmiş olduğu yemek olması ve onun yiyememesi durumunda üzülmesi yüzünden rahat rahat ve lezzetini çıkararak yiyememek, tadını alamadan yutamamak.

– Boğazına dizilmek.

Cümle içinde kullanımı: ” Sensiz bu yemekler nasıl boğazımdan geçsin be güzel kızım.”

Boğazına Sarılmak Nedir?

– Boğmak ister gibi kavgaya başlamak.

– Birini yakasıyla beraber boğazından tutarak çok sıkmak. Bir şeyi yapması için zorlamak.

– Çok fazla özlem duyduğu biriyle uzun süre sonra bir araya geldikten sonra sımsıkı sarmak.

Cümle içinde kullanımı: ” Ortam çok fazla sessizleşmişti o sessizlik bizimkinin adamın boğazına sarılmasıyla kargaşaya bırakmıştı yerini.”