– Yemeyi içmeyi çok seviyor olan , güzel , çeşit çeşit yiyecekler aryan kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Sende ne boğazına düşkün çıktın sen kadar bu yemeklere paraya harcayan insan görmedim.”
– Yemeyi içmeyi çok seviyor olan , güzel , çeşit çeşit yiyecekler aryan kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Sende ne boğazına düşkün çıktın sen kadar bu yemeklere paraya harcayan insan görmedim.”
– Yediği şeyi yutamamak.
– Yediği şey boğazında kalıp daha ileri gidememek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir anda öksürmeye başlamıştı sanki yedikleri boğazında durmuştu yüzü moraramaya başlamıştı.”
– Bir kimse yemiş olduğu bir şeyin ardından ya iştahsızlığı ya da bir yakınının çok sevmiş olduğu yemek olması ve onun yiyememesi durumunda üzülmesi yüzünden rahat rahat ve lezzetini çıkararak yiyememek, tadını alamadan yutamamak.
– Boğazından geçmemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bana söylediğin onca lafın ardından yemeklerim boğazıma dizilmişti resmen.”
– Gırtlağına basmak.
– Birisine bir işi yaptırmak adına baskı uygulamak.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar sıkılmıştım şu iş yerinde boğazıma basılmasından çıkıp gidesim geliyordu bazen.”
– Çok fazla dil dökmekten , konuşmaktan, bağırmaktan sesi çıkmayacak hale gelmek.
– Çok susuz kalmak.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar yorulmuştum ki sana laf anlatmaktan boğazım kurumuştu resmen.”
– Durmadan bir yiyecek yeme hali.
– Sürekli bir şey yemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin de boğazın işlekmiş baya ne kadar yedin be maşallah sana.”
– Yaşamak için bir gelir sağlama kaygısı.
– Yemek yapma, pişirme, hazırlama sıkıntısı.
Cümle içinde kullanımı: ” Boğazının derdine düşmüştü kaybetmişti kendini bu derde deva bulmak adına resmen çökmüştü adam gözümüzün önünde.”
– Birbirini boğmak istercesine kavga etmek.
– Gırtlak gırtlağa gelmek.
– Kavgaya tutuşmak.
– Kavga edecek hale gelmek.
Cümle içinde kullanımı:” Boğaz boğaza gelmişlerdi bir anda ne olduğunu anlayamamıştık herkes bir anda onları kenara çekmeye çalıştı.”
– Biz yapacağımızın kararını verinceye kadar yapılacak işin zamanı geçecek. Onun için hemen kararımızı verip uygulamaya başlayalım. Herkes bizi beklemez.
Cümle içinde kullanımı: ” Biz leblebi deyinceye kadar pazar savrulur böyle yaptıkça çok fırsat kaçırırız biz bu hayatta.”
– Birbirimizi çok yakından tanıyan kişileriz. Onun öyle üstün bir şey olmadığını biliriz.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen bu ortamlara yeni dahil olduğundan bilmezsin biz kırk kişiyiz, birbirimizi biliriz.”