– Bir işi yapıp bitirmesi için çok sıkıntıya sokup, sıkıştırıp tedirgin etmek, korkmasını sağlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Kızı rahat bıraksana ensesinde boza pişirip durma.”
– Bir işi yapıp bitirmesi için çok sıkıntıya sokup, sıkıştırıp tedirgin etmek, korkmasını sağlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Kızı rahat bıraksana ensesinde boza pişirip durma.”
– Para vermesi için üzerine basabilir, yüklenebilir, ödeme gücü yüksek.
Cümle içinde kullanımı: ” Ensesi kalın bir dostun olsun her zaman.”
– Bir kişinin buyruğu, emri altında çalışmayı kabullenmek, kabul etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Emrine girmeyi göze almama rağmen beni işe almayı seçmedi.”
– İşi sona ulaştırmak için çeşitli olanakları denemek, zorlamak, uğraşmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Enine boyuna çekip şu işi bitirin artık.”
– İriyarı, koca adam.
– Her yönü ile, bütün olasılıklar göz önünde bulundurularak düşünmek, konuşmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Enine boyuna konuşmamız gereken o kadar fazla konu vardı ki konuş konuş bitmez.”
– En sonra, durum çeşitli evrelerin gerçekleştikten sonra anlamında kullanılan söz.
– Evvel ve âhır.
Cümle içinde kullanımı: ” Eninde sonunda bu işi alacağız kesinlikle.”
– Ölçmek.
– Ölçüm yapmak.
– Ölçüp biçmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Şu gelen malları endazeye vurmalıydın ilk önce.”
– Ölçülememek.
– Hesaplanamamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Anlık gelişen olay tam olarak endazeye gelmemişti.”
– Hepsi budala, aptal, aklında sorunları olan.
Cümle içinde kullanımı: ” Sizin grubun en akılısı değirmende yoğurt öğütüyor.”
– Ölmek, Tanrı buyruğu belirmek.
– Vefat etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Emrihak vaki olduktan sonra bizim buna uymaktan başka şansımız yoktu.”