– Sözleri arasında o konuya dokunmamak, o konu hakkında bir şey söylemeden sözlerini sonlandırmak.
– Meskût geçmek.
Cümle içinde kullanımı: “Bazı konuları es geçmemiz gerekiyordu.”
– Sözleri arasında o konuya dokunmamak, o konu hakkında bir şey söylemeden sözlerini sonlandırmak.
– Meskût geçmek.
Cümle içinde kullanımı: “Bazı konuları es geçmemiz gerekiyordu.”
– Bağırıp çağırır ama, biraz sonra öfkesi azalır, geçer; ceza vermez, cezalandırmaz.
– Bol keseden vaatte bulunur, havadan sudan atar ama bir şey vermez ve yapmaz.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar gürledi ama yine eser ama yağmaz, susar köşesine geçer.”
– Doğru ve gerçek olmayıp; uydurma, yalan, asılsız olmak.
– Aslı astarı olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Esası olmamasına rağmen bu konuda inatla beni suçlayıp duruyorsun.”
– Bir kimseye önem bile vermemek, verilmemek, adı hatıra, akla bile gelmemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Esamisi okunmayan insan yanımıza gelmesiyle kim olduğu anlaşılmıştı.”
– Sen sakinliğini, ağırbaşlılığını bozma, karşındakinin dengesizliğine uyma, onla aynı olma.
Cümle içinde kullanımı: ” Erkeklik sende kalsın uyuma aptal insanlara.”
– Haksızlığa karşı gelmek, koymak.
– Mertliği göstermek gerekir, gerekli.
Cümle içinde kullanımı: ” Erkeklik öldü mü herkes suspus oturur olmuş?”
– Ne zaman olsa.
– İlla ki.
– Yakın zamanda.
Cümle içinde kullanımı: ” Er geç bir sona ulaşacaktık ama biraz zaman gerekiyor.”
– Yakalamak.
– Sıkıştırmak.
– Köşeye sıkıştırmak.
– Enselemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Benden kaçabileceğine düşünmüş gerçekten, ensesine yapışmam an meselesi.”
– Hiçbir iş yapmayarak yiyip yiyip, içip içip şişmanlamak, kilo almak.
Cümle içinde kullanımı: ” İyi ki karantinaya girmişsin iyice ense yapmışsın baksana.”
– Bir işi yapması adına sürekli, arka arkaya baskı altına almak, baskılamak, baskı altında bulundurmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yapmasını istediğim şeyi yapması için ensesine binmem gerekiyordu.”