– Para sıkıntısı, borç batağının içinde kalmak.
– Sıkıntılı, tehlikeli bir durumla karşılaşmak, baş başa kalmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu dolar kurunun etkisiyle baya dara düşmüştüm, nasıl toparlayacağım bilmiyorum.”
– Para sıkıntısı, borç batağının içinde kalmak.
– Sıkıntılı, tehlikeli bir durumla karşılaşmak, baş başa kalmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu dolar kurunun etkisiyle baya dara düşmüştüm, nasıl toparlayacağım bilmiyorum.”
– İçin için devam eden süren anlaşmazlık, patlak vererek büyük bir olayın ortaya çıkması.
– Olayın patlak vermesi, beklenen, korkulan sonuçla sonlanması.
Cümle içinde kullanımı: ” İşin sonunda dananın kuyruğu kopmuştu artık ne olacağını hayat söyleyecek bize.”
– Bu büyük bir kayıp ama, varken yol açtığı rahatsızlıklar da son buldu.
Cümle içinde kullanımı: ” Dam yandı, içindeki sıçan da yandı sonunda rahatlığa kavuştuk.”
-Bir kimseyi her an korku, baskı, kaygı altında tutan büyük bir ceza tehdidi.
Cümle içinde kullanımı: ” Yaşadıklarımızın sonucunda Damokles’ in kılıcını elime vereceklermiş gibi geldi.”
– Aniden, birdenbire, zamansız ve yersiz.
Cümle içinde kullanımı: ” Eve sanki damdan düşer gibi geldim biliyorum ama her şey anlık gelişti.”
– Görevlilerin sık sık yerlerini, mekanlarını, görevlerini değiştirmek.
– Birisini sık sık bir yerden bir yere atmaya, göndermeye çalışmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Beni de dama taşı gibi oynatmaktan sıkılmadın mı bırak artık peşimi.”
– Kötü bit huyun, vazgeçemeyeceği kadar benimsemek, sahiplenmek.
– Birisinde veya bir kimsede vazgeçilmez bir huy durumuna gelmiş olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Söylediklerin resmen damarlarıma işlemişti, iyi konuştun tüm söylediklerin aklımda kaldı.”
– Huysuzluğu, aksiliği, inatçılığı depreşen, nükseden aksiliği yatıştırılamaz olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Damarım tutmuştu şimdi ne dersen de gram umurumda olmayacaktı.”
– Bir kimsenin hoşlandığı, hoşuna gidecek şeyler yapıp kendisini ona sevindirmek, mutlu etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin damarına girmek için onca güzel şeyler yapmıştım ama tek bir faydası bile olmamıştı.”
– Karşısındakinin hoşuna gitmeyen davranışlarda bulunarak onun sinirlendirmek, öfkelendirmek, kızdırmak.
– Bir şeyi koparmak için bir kişiyi zorlamak, baskı yapmak.
– Dalına basmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Damarıma basmıştın yaptığın son hareketle gözümden on kat filan düştün.”