– Sürekli saçma sapan istekleriyle usandıran, sıkıntıya, derde sokan kişinin verdiği rahatsızlıktan kaçmak, kurtulmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senden o kadar bıkmıştım ki def-i bela kabilinden geldi o anda.”
– Sürekli saçma sapan istekleriyle usandıran, sıkıntıya, derde sokan kişinin verdiği rahatsızlıktan kaçmak, kurtulmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senden o kadar bıkmıştım ki def-i bela kabilinden geldi o anda.”
– Birisinin önceden kabullenmediği bir düşüncesini sonra uygun olarak görmek, uygun saymak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sana onca laf anlattıktan sonra dediğime gelmiş olman bir nebze mutlu ediyor.”
– Her istediği şeyi yaptırır.
– Kesin ve net laflar, sözler eder; dediğinden dönmez.
Cümle içinde kullanımı: ” Sende ne dediği dedik çıktın valla sana da laf anlatılmıyor.”
– Bir laf, söz, bir davranış, gürültü, patırtı arasında işitilmemek ya da dikkat çekememek, umursanmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar ses içinde duyulamam çok doğaldı, davulcu osuruğu gibi araya gittik resmen.”
– Umut ederim, dilerim ki bu güzellikler senin de olsun, sen de kavuşasın. Tüm dostlarım kavuşsunlar anlamında kullanılan bir söz.
– Sahip olduğu başarı veya mutluluğu, karşısındakilerinde yaşamasını istemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Ben atandım bir işim oldu artık darısı başınıza.”
– Düşük maaş alan kimse.
– Geliri az.
– Gelirinin bir sınır olan.
– Geçimini sağlamakta güçlük yaşayan, çeken.
– Kazancı gündelik hayatını idare etmesine yetemeyen kişi.
Cümle içinde kullanımı: ” Dar gelirli olmasının yanında evde bakması gereken 4 çocuğuyla kışı nasıl geçireceğini düşünüyor.”
– Maddi durum olarak sıkıntılı bir durumda bulunmak.
– Herhangi bir durum veya konuyla ilgili olanakları gereksemelerine yetmediğinden güç bir durumda kendini bulmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Piyasadaki dalgalanmanın etkisi halkın sofrasına yansımıştı hepsi yavaş yavaş darda kalmaya başladı.”
– Güçlükler, sıkıntılar içinde geçirilen ve işin sonunda ferahlığa, rahatlığa ulaşılması, kavuşulması umulan durum, an ve dönem.
Cümle içinde kullanımı: ” Dar boğazdan şükürler olsun ki artık kurtulmuştuk.”
– Daha öncelerinden anlaşmış oldukları halde başkalarına karşı aralarında bir görüşme yapılmamış gibi davrananların hali.
– Şike.
– Karşısındaki bulunan insanları, daha öncesinden anlaşıp kandırmak, aldatmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Danışıklı dövüş yapan insanları hayatımdan defetmek istiyorum ya.”
– Aceleye gelmek.
– Mecburiyeti, mecbur olmak.
– Sıkışmak.
– Parasız duruma düşmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Yapılan planların hepsi dara gelmişti resmen sıkışıp kalmıştık kafamızın içinde.”