– Bir şey verip yerine başka bir şey alma, mübadele, trampa.
– Alışveriş.
Cümle içinde kullanımı: ” Değiş tokuş günü gelmişti herkes kullanmadığı eşyayı yanına alıp beklemeye koyulmuştu.”
– Bir şey verip yerine başka bir şey alma, mübadele, trampa.
– Alışveriş.
Cümle içinde kullanımı: ” Değiş tokuş günü gelmişti herkes kullanmadığı eşyayı yanına alıp beklemeye koyulmuştu.”
– Bütün yaşamış olduğu güçlüklerden kurtulmuş, yenmiş. En ağır koşullar, en tehlikeli durumlar bile onu etkilemez, onu yıpratamaz.
Cümle içinde kullanımı: ” Hayatın onca sopasına yemene rağmen sen değirmen taşının altından diri çıksan şaşırmam.”
– İş veya bir durum temelinden, kökünden bozulmuş. O, ayrıntılarla uğraşıyor ilgileniyor.
Cümle içinde kullanımı: ” Olan olmuş, değirmen sele gitmiş cakcakısını arıyorsun hala.”
– Bu işin devam etmesi, yürütülmesi için gereken para nereden geliyor, nereden çıkıyor?
Cümle içinde kullanımı: ” Her gece başka bir mekandasın bu değirmenin suyu nereden geliyor acaba?
– Bir şeyin değerini tahmin etmek, kaç para olacağını düşünüp söylemek, herhangi bir şeye değer koymak.
– Fiyat biçmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Herkes kafasından yoldan geçen arabaya değer biçiyordu ama kimse doğru değere ulaşamamıştı bile.”
– Alacağı, vereceği olan şeyleri defter benzeri bir şeye not etmek, yazmak, deftere geçirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bakkalcının bizim üst komşu için ayrı bir defter tutuyordu o kadar fazla olmuştu ki veresiyeleri nasıl altından kalkarlar ben bile bilmiyorum.”
– Bir konu hakkında çalışmayı, konuşmayı, uğraş içinde olmayı bırakmak, artık yapmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Onca dil döktüğümüz konunun artık defteri kapandı artık başka zamana kaldı bu işler.”
– Ölmek, öldürülmek, canı çıkmak.
– İşine son verilerek, atılarak bir yerden gönderilmek, uzaklaştırılmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin de defterinin dürülmesi an meselesiydi, dikkat et almasınlar canını.”
– Bir kimse ile arasındaki yakınlığa son vermek, sonlandırmak, bir kişiyle olan dostluğunu bitirmek.
– Yok saymak.
– Adını anmaz durumda olmak.
– Unutmak, hatırlamamak.
– İlişkisini kesmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin adını o defterden sileli uzun bir zaman olmuştu ama sen fark etmemiştin bile.”
– Dışarı çıkmak.
– Büyük abdestini yapmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Her gece yatmadan önce def-i hacet etmeyi alışkanlık haline getirmişti.”