– Çok övünmek, böbürlenmek, hava atmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Onun sahip olduğu egoda derisine sığmıyordu yemin olsun.”
– Çok övünmek, böbürlenmek, hava atmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Onun sahip olduğu egoda derisine sığmıyordu yemin olsun.”
– Bir konuya veya olaya, fazla kafa yorarak ayrıntılarıyla düşünmek, incelemek.
Cümle içinde kullanımı:” İzlediği filme kendine o kadar kaptırmıştı ki herhangi bir konuda bile en derinlerine dalıyordu.”
– Çok uzaktan.
– Çok derinden.
– Uzaklardan.
Cümle içinde kullanımı: “Derinden derine doğru ilerliyorduk yavaş yavaş en dibe varmak üzereydik.”
– Gelişigüzel, anlamsızca konuşmak, rastgele, birbirinden alakasız konular üzerinde konuşmak.
– Havadan sudan konuşmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dereden tepeden konuşa konuşa iyice kafa ütüledin.”
– Yakınmanı, derdini dinleyecek kimse yok anlamında kullanılan söz.
Cümle içinde kullanımı: ” Derdini Marko Paşa’ya anlatırsın bundan sonra senin derdini dinleyecek durumda değilim.”
– Derdini, tasasını, acısını, sıkıntılarını ayrıntılı olarak karşısındaki kişilere anlatmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Derdini döke döke benim içimi sıkıntıyla doldurmuştun resmen.”
– Derdini, acısını ona hatırlatıp, anımsatıp yeniden üzülmesine sebep olmak, yol açmak.
– Derdini depreştirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Derdimi deşe deşe bitirdin beni be güzelim.”
– Bir üzüntünün ateşi iler yanar durumda olmak.
– Kendi haline, düşmüş olduğu duruma üzülür olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ben yanarımda derdime yanarım.”
– Yapılması gereken bir şeyi gerçekleştirmenin yollarını aramak, bulmaya çalışmak, çaba göstermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Yine başkalarının hayatının derdine düştün dimi, kafan o kadar dolumu gerçekten?”
– Üzerine çok fazla düşünür olduğu, her gün aklında olan, uğraştığı şey.
Cümle içinde kullanımı: ” Derdi günü olmuştu artık kafasını alamıyordu o konudan.”