– Bir kimseye yapamayacağı belli olan bir işi yaptırmaya çalışmak, uğraşmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir deveye hendek atlatmak ne kadar zor bir iş bugün senin sayende öğrenmiş olduk.”
– Bir kimseye yapamayacağı belli olan bir işi yaptırmaya çalışmak, uğraşmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir deveye hendek atlatmak ne kadar zor bir iş bugün senin sayende öğrenmiş olduk.”
– İşin orasına yanlış diyorsunuz da, söylüyorsunuz da doğru bir yeri var mı ki?
Cümle içinde kullanımı: ” Deveye boynun eğri demişler; nerem doğru ki demiş resmen şuan ki durumu anlatıyor bu söz.”
– Birisinin parasını, malını mülkünü, eşyasını kendine mal etmek, kendisinin saymak, çalmak, ortadan kaybetmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen o biriktiğin parayı bana ver de ben onu deve yapayım.”
– Birine, sızlanarak, yakınarak, tazallüm ederek derdini anlatmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dert yana yana içimi şişirdin vallahi çok sıkıldım.”
– Bir derdi, tasası yokken, gereksiz yere, üzüntü veren, içini derde sokan bir işe girişmek dahil olmak.
– Yarasız yere kurt düşürmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Dertsiz başını derde soka soka başına onca derde soktun.”
– Aynı derdin sıkıntı içinde bulunanlardan hepsi, bir çoğu.
– Bir kişinin, derdini anlattığı, derdini paylaştığı arkadaşı, dostu, sırdaşı.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen benim biricik dert ortağım, yol arkadaşımsın.”
– Dert benim olduğu halde umursamıyorum, aldırış etmiyorum, Sen neden tasalanıyorsun, üzülüyorsun?
Cümle içinde kullanımı: ” Dert benim tasa senin mi neden bu kadar üzüldün anlamıyorum?”
– Bir kişiye yapmış olduğu kötü bir işin yolsuz, yanlış olduğunu ağır bir dille, sözle bildirmek, anlatmak.
– Haddini bildirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Benim size hayat dersi vermem hayatın bize gösterdiği en büyük ironi.”
– Değersiz aletlerle özensiz baştan savma olarak yapılmış şey.
Cümle içinde kullanımı: ” Derme çatma bir evde oturuyorduk, kafamıza yıkılmasa iyidir.”
– Etrafı toplu olan, dağınık olarak görülmeyen, pek fazla ayrıntılara yer verilmeyen ve parçaları arasında uyum bulunan.
Cümle içinde kullanımı: ” Derli toplu bir ev görmek istiyorum, çabuk toparlayın şurayı.”