– Malı mülkü, çoluk çocuğu bulunmamak, olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir tane bile döner taşı, öter kuşu olmamıştı.”
– Malı mülkü, çoluk çocuğu bulunmamak, olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir tane bile döner taşı, öter kuşu olmamıştı.”
– Bir şey uğruna bolca para dökmek, harcamak.
– Açık saçık giyinir olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Evi toparlamak adına dökülüp saçılmıştı resmen.”
– Tadına doyulmamak.
– Bir şeyden bıkılmamak.
– Bir şeyi çok fazla beğenir olmak.
– Bir şeye kanmamak.
– İnsanına, nimetine, hayaline, şairine, şarabına doyum olmuyor.
Cümle içinde kullanımı: ” Konuşmana doyum olmuyor ama kalkmamız gerek artık.”
– Yemeniz için ikramda bulunduğum şey, doyuracak kadar çok değil, ancak tatmaya yarar.
Cümle içinde kullanımı: “Bunlar doyumluk değil tadımlık, ana yemekler bunlardan sonra gelecek.”
– Fedakârlığı başkaları yapsın, sonuçta bizim yararımız olsun tutumuna sahip olan kimselerin durumu.
Cümle içinde kullanımı: ” Dostlar şehit biz gazi olmuştuk bu yaşantıların sonucunda.”
– Dilerim, dostlar böyle kötü bir duruma düşmez.
– Yaşanmış bir kötü durumun ağırlığını belirtmek için kullanılan bir söz.
Cümle içinde kullanımı: ” Ben yaşadım dostlarımın başından ırak olsun bu yaşantılar.”
– İyi olan bir şeyi dostları için de dilemek amacıyla kullanılan bir söz.
– Darısı dostlar başına.
Cümle içinde kullanımı: ” Benim bu güzel yaşadıklarım dostlarımın başına da gelsin.”
– Amaç iş yapmak değil, yapıyormuş gibi görünmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Dostlar alışveriş görsün diye iş yapmakla olmaz bu iş.”
– Birlikte girişilmiş işte bir kimsenin kendi yararına dostunu zarara uğratması, sokması ya da alışverişte dostuna değerinden yüksek fiyatla mal satması.
Cümle içinde kullanımı: ” Dost kazığı yememiş insan kaldı mı ki bu hayatta?”
– Dostu üzülmesin, düşmanı sevinmesin.
– Ele güne karşı.
Cümle içinde kullanımı: Dosta düşmana karşı bizim yüzümüzü kara çıkarma.”