– Yapabileceğin bütün kötülükleri, pislikleri esirgeme yap.
Cümle içinde kullanımı: ” Elinden geleni ardına koma ben her türlü şeye hazırım.”
– Yapabileceğin bütün kötülükleri, pislikleri esirgeme yap.
Cümle içinde kullanımı: ” Elinden geleni ardına koma ben her türlü şeye hazırım.”
– Sürekli olarak elinde bulundurup, tutup kullanılır olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yeni aldığım telefonu elinden düşürmez oldun.”
– Bir şey yapma durumu fırsatı, olanağı bulunmamak.
– Bir şeyi yapmayı bilir olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Elinden bir şey gelmedi diye bana kızmana ne gerek vardı?”
– İstemeyerek birini yaralamak veyahut ölmesine vesile olmak, öldürmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bak beni o kadar sinirlendirme elimden bir kaza çıkacak bak.”
– Bir şeyi satmak istediği halde elinde çıkaramayıp, satamayıp, elinden çıkarmayı başaramamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Tüm mallar elinde kalmıştı ne yapacaktı şimdi bilemedim.”
– Gösterdiğim yer dert tasa görmesin, onun rahatsızlığı burasında.
Cümle içinde kullanımı: ” Elim iyiliğine gelsin umarım büyük dertler tasalar yaşamazsın.”
– Uğraşılarımla, yaptıklarımla başkalarına yarar sağlıyorum ama bunların bana bir yararı yok.
– Yeldir elek yeldir saç, elim hamur karnım aç.
– Tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç.
Cümle içinde kullanımı: ” Millete o kadar yardım etsem de benim elim hamur karnım aç.”
– Edepsiz, ahlaksız, kavgacı, saldırgan kimse.
– Eli bayraklı.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin de elin baya maşalı çıktı her yerde ayrı bir vukuatını duyuyoruz.”
– Olması, gerçekleşmesine az süre kalmış olan, çok yakın.
– Müezzinin, ezan okumaya başlamak üzere elini kulağına götürür olmasından.
Cümle içinde kullanımı: ” Eli kulağındadır az sonra eve gelir.”
– Çaresizlikten, bitkinlikten bir iş yapamaz halde bulunmak, durumda olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Elin koynunda kalmasa baya büyük işler yapacaksın evet.”