Harhara nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Uyurken horlamak, iki dere arasındaki düzlük, kedinin mırıldanışı.
Cümle içinde kullanımı:’Arka bahçedeki kedi üşüdüğü için harhara sesler çıkarıyordu.’
Harhara nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Uyurken horlamak, iki dere arasındaki düzlük, kedinin mırıldanışı.
Cümle içinde kullanımı:’Arka bahçedeki kedi üşüdüğü için harhara sesler çıkarıyordu.’
Havadar nedir?
Kelime kökeni: Arapça sıfattır
Oksijeni temiz olan yer.
Temiz hava, yeleken, yeleç.
Cümle içinde kullanımı:’Piknik yapmak için bol havadar ve temiz bir yer arıyoruz.’
Harman nedir?
Kelime kökeni: Farsça isimdir.
Tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması. bu işin yapıldığı mevsim, sonbahar.
Bu işin yapıldığı yer veya mevsim.
Birçok çeşitten birer adet alıp yeni birleşim oluşturma işi.
Selüloz açılması aşamasından başlayıp kağıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kağıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon.
Herhangi bir şeyin toplu halde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.
esrar gibi zararlı maddeler içip çakırkeyf olan.
Çay, kahve, sigara gibi tiryakisi olduğu bir şeyden uzun bir süre uzak kaldığı için ona daha fazla isteyen.
Basımcılıkta, bir kitabı oluşturacak basılı formaların, ciltlenmek üzere, sıra numarasına göre bir araya getirilmesi işlemi.
Cümle içinde kullanımı:”Bu sene harman için çok az Tahıl gönderildi.’
Handan nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve sıfattır.
Şen, şakrak, neşeli, mutlu, enerjik, güler yüzlü, sevimli, güleç, mesrur.
Babası belli olmayan çocuk.
Cümle içinde kullanımı:’Bu kadar kötü zamanlar geçirmesine rağmen kimseye belli etmez, handan bir insandır.’
Halisane nedir?
Kelime kökeni: Arapça zarftır.
Samimiyetle, temiz yürekle.
Hiçbir çıkar düşünmeksizin, içten düşüncelerle, temiz yürekle, içtenlikle.
Cümle içinde kullanımı:’Çocuklar bu dünyadaki en saf en halisane düşüncelere sahip varlıklardır.’
Güsiste nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Kopmuş, kırılmış, çözülmüş, sökülmüş, gevşemiş, sölpük.
Cümle içinde kullanımı:’Kulaklığını taktığı zaman bu dünyadan güsiste olup kimseyi duymuyordu.’
Gülendam nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Gül boylu, ince uzun, güzel endamlı, nazik, latif.
Cümle içinde kullanımı:’Onun kızı Gülendam kelimesinin vücut bulmuş hali gibiydi.’
Güldeste nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve isimdir.
Seçki, gül demeti, çiçek destesi, gül demeti, antoloji, müzikte makam adı.
Seçme manzum ya da nesir yazılarının toplandığı dergi.
Çok güzel şeylerden bir tutam.
Cümle içinde kullanımı:’Bana hediye edilmiş güldeste şuan da bahçede ekili.’
Gurhane nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Türbe.
Cümle içinde kullanımı:’İstanbul’da en çok ziyaret edilen ve hatırasına en çok hürmet edilen gurhane, Eyüp Sultan gurhanesidir.’
Girihçe nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Küçük düğüm, düğümcük.
Yaşı daha az olan, niceliği az olan, niteliği olmayan, değersiz, önemsiz.
Büyümesini, gelişmesini henüz tamamlamış olan.
Kısık, parlak olmayan.
Cümle içinde kullanımı:’İzcilere bugün girihçenin nasıl atılacağını öğrettik.’