İntizar Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
İlenç, İnkisar, Beddua
Birisinin gelmesini ya da bir şeyin olmasını beklemek, Eş anlamlısı Gözlemek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Beni kırsa da onu intizar halde her zaman bekleyeceğim’.
İntizar Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
İlenç, İnkisar, Beddua
Birisinin gelmesini ya da bir şeyin olmasını beklemek, Eş anlamlısı Gözlemek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Beni kırsa da onu intizar halde her zaman bekleyeceğim’.
Stil Nedir?
Kelime Kökeni: Fransızca
Albenili, Çekici, Güzel, Moda, Görkemli
Duyuş, Üslup, Oluş, Eş anlamlısı Biçem
Cümle İçinde Kullanımı:’ Kadının stili muntazam görünüyordu’.
Malumatfuruş Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiş, Bileşik, Sıfattır
Çok bilmiş, Bilgiçlik taslayan kimse
Cümle İçinde Kullanımı:’ İş yerinde malumatfuruş kişilerden çok fazla vardı’.
Mülhem Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
İçine doğmuş, İçe doğmuş, Eş anlamlısı Esinlenmiş
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bana zaten mülhem olmuştu da söyleyememiştim’.
Derakap Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
İvedilik, Aceleyle, Telaşla, Koşa koşa, Eş anlamlısı Çabucak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Derakap halde bana ulaşması gerekiyordu’.
Hudayinabit Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, Eskimiş, Sıfat, Bileşiktir
Eğitim almamış ama kendi kendini eğitmiş kimse,
İnsan eli değmeden kendi kendine yetişen bitki türüdür.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Okula gitmediği halde hudayinabit biri olmayı başardı’.
Maatteessüf Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Kaygılanarak, üzülerek söylüyorum, Ne yazık ki, Eş anlamlısı Maalesef
Cümle İçinde Kullanımı:’ Maatteessüf ki ben bu işi yapamayacağım’.
Bittabi Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Saf, Katıksız, Natürel, Doğal olarak, Eş anlamlısı Elbette
Cümle İçinde Kullanımı:’ Kendini bittabi olarak görmeyi daha çok seviyordu’.
Efsunkar Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, Eskimiştir, Sıfattır
Füsunlu, Sansasyonel, Etkili, Göz alıcı, Eş anlamlısı Büyüleyici
Cümle İçinde Kullanımı:’ O gece davette öyle efsunkardı ki hiç kimse gözlerini ondan alamadı’.
Pergola Nedir?
Kelime Kökeni: İtalyanca, İsimdir
Bahçelerde, gölgelik olarak yapılmış ahşap ya da metalden çardak, Eş anlamlısı Gölgelik
Cümle İçinde Kullanımı:’ Güneşli hava da pergolaya oturmak beni az da olsa serinlememe yardımcı olup dinlendirmişti’.