Veganlık modern bir kavram gibi görünse de, kökleri oldukça eskilere dayanıyor. Fakat bugünkü anlamıyla “veganlık” yani hayvansal ürünleri tüketmemek ve hayvan sömürüsüne karşı etik bir duruş sergilemek fikri, 20. yüzyılın ortalarında netleşti. İşte veganlığın ortaya çıkış süreci:
1. Antik Kökenler
-
Hint felsefeleri (özellikle Jainizm, Hinduizm ve Budizm), binlerce yıl öncesinden itibaren ahimsa (canlılara zarar vermeme) ilkesine dayanarak vejetaryenlik benzeri yaklaşımları savunuyordu.
-
Antik Yunan’da da filozoflar (örneğin Pythagoras), ruh göçüne ve hayvanların da ahlaki varlıklar olduğuna inandıkları için et yememeyi savunuyordu.
2. Vejetaryenlikten Veganlığa (19.-20. yy)
-
-
yüzyılda İngiltere’de vejetaryenlik bir hareket olarak güç kazandı. 1847’de Vejetaryen Derneği (Vegetarian Society) kuruldu.
-
-
Ancak bu dernek süt ve yumurta gibi hayvansal ürünleri tüketenleri de kapsıyordu.
3. Veganlığın Resmi Doğuşu (1944)
-
1944 yılında, İngiltere’de Donald Watson ve birkaç arkadaşı, hayvansal ürünlerin tamamını reddeden bir yaşam biçimini savunmaya başladı.
-
Aynı yıl Vegan Society (Vegan Derneği) kuruldu. Bu dernek, sadece et değil; süt, yumurta ve diğer tüm hayvansal ürünlerin tüketilmemesi gerektiğini savunuyordu.
-
“Vegan” kelimesi de bu tarihte türetildi. Aslında “vegetarian” kelimesinin başından ve sonundan alınarak oluşturuldu: veg-an.
4. Modern Zamanlar
-
Veganlık zamanla yalnızca beslenme şekli olmaktan çıkıp; moda, kozmetik, eğlence (sirk, hayvanat bahçesi karşıtlığı), çevrecilik ve etik gibi birçok alanı kapsayan bir yaşam felsefesine dönüştü.
-
-
yüzyılda özellikle çevresel etkiler (iklim değişikliği, su kullanımı vs.) ve hayvan hakları konusundaki farkındalık arttıkça veganlık daha da popüler hale geldi.
-