Azimkâr Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
İstençli, Çaba gösteren, İstikrarlı, Stabil olan.
Eş anlamlısı Kararlı, İradeli, Gayretli
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun azimkâr olduğu yaptığı işlerden belli oluyordu.’
Azimkâr Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
İstençli, Çaba gösteren, İstikrarlı, Stabil olan.
Eş anlamlısı Kararlı, İradeli, Gayretli
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun azimkâr olduğu yaptığı işlerden belli oluyordu.’
Tamahkâr Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
Mala mülke aç olan, Paraya doymayan, Açgözlü kimse.
Eş anlamlısı Açgözlü
Cümle İçinde Kullanımı:’ Tamahkâr olduğunu para harcamamasından anlamamız gerekiyordu.’
Meşum Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfat, Eskimiştir
Kadersiz, Musibet, Yomsuz, Uğursuzluğu üstünde olan.
Eş anlamlısı Uğursuz
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun meşum birisi olduğunu sonunda sizde öğrenmiştiniz.’
Muazzep Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfat, Eskimiştir
Eziyet çeken, Istırap çeken, Keder, Üzüntülü
Cümle İçinde Kullanımı:’ Küçük çocuk, evde her gün muazzep çekiyordu.’
Zaruri Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
Olması gereken, Kaçınılmaz olan, Gerekli olan
Eş anlamlısı Gerekli, Zorunlu
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yaya geçidini kullanmak zaruridir.’
Müreffeh Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfat, Eskimiştir
Varlık ve bolluk içinde yaşayan, güzel şartlarda yaşayan kimse.
Eş anlamlısı Gönençli
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun müreffeh bir hayat yaşadığını o kızdan öğrenmiştim.’
Şom Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfat, Eskimiştir
Hep kötü şeylerden bahseden, kötü şeyler olacağını söyleyen kimse.
Eş anlamlısı Uğursuz
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yine şom ağzını açarak herkesi korkutuyordu.’
Gudubet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
Yüzüne bakılmayacak derecede antipatik, çirkin, Suratsız
Cümle İçinde Kullanımı:’ Gudubet kadın, sokaktaki bütün çocukları korkutuyordu.’
Öksüz Nedir?
Kelime Kökeni: İsim, Sıfattır
Annesi ya da hem annesi hem babası ölmüş çocuk.
Eş anlamlısı Kimsesiz
Cümle İçinde Kullanımı:’ Sokakta ki öksüz çocuk acınası durumdaydı.’
Serkeş Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, Sıfattır
Büyüklenmek, Karşı gelmek, Diklenmek, Boyun eğmemek, Kafa tutmak
Eş anlamlısı Başkaldırmak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Babasına karşı serkeş tavırları hiç de hoş değildi.’