Ajite nedir?
Kelimenin kökeni: Fransızca sıfattır.
Rahatsız, huzursuz, taşkınlık yapan, Yönlendirme.
Çok hareketli, yerinde duramayan akıl hastası kimse.
Cümle içinde kullanımı:’Ne zaman bir yere misafirliğe gitsin ajite hissediyordu.’
Ajite nedir?
Kelimenin kökeni: Fransızca sıfattır.
Rahatsız, huzursuz, taşkınlık yapan, Yönlendirme.
Çok hareketli, yerinde duramayan akıl hastası kimse.
Cümle içinde kullanımı:’Ne zaman bir yere misafirliğe gitsin ajite hissediyordu.’
Ebleh nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
Akılsız, budala, alık, bön, ahmak, aptal.
Cümle içinde kullanımı:’Bir şey anlamadığından etrafına ebleh bakışlar atıyordu.’
Habis nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
Kötü, alçak, soysuz, kötü bir hastalık, uğursuz, un helvası, pis, hilekar, fesat.
Bağışlanan şey, mukabilinde bir ücret istenmeyen şey, parasız olarak verilen nesne.
Cümle içinde kullanımı:’Yaklaşık 3 ay önce o habise yakalandı.’
Nüktedan nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
Nükteci, zarif kimse.
İnce, güzel nükteler yapan.
Cümle içinde kullanımı:’Kumaşların kesiliş biçimi nüktedan ve düzdü.’
Nobran nedir?
Kelime yapısı: Sıfattır.
Kaba saba, sert ve gönül kırıcı olan, nadan.
Sert mizaçlı, inatçı, nazik olmayan.
Cümle içinde kullanımı:’Dışarıdan nobran göründüğü için kimse onunla konuşmak istemiyordu.’
Mütenasip nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
Orantılı, oranlı, uygun.
Cümle içinde kullanımı:’Matematik dersindeki makusen mütenasip konusunu hiç beceremem.’
Müteessir nedir?
Kelime kökeni: Arapça sıfattır.
Üzgün, etkilenmiş, acımış, sevinmiş, hissiyatı etkilenmiş.
Tesir altında kalmış.
Cümle içinde kullanımı:’Köpeklerin sahibinin bulunmasına müteessir oldu.’
Mütemayil nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
İstekli görünen, eğilimi olan, meyilli.
Taraftar görünen, temayül eden.
Cümle içinde kullanımı:’O bu futbol takımına girmeni görmek için en mütemayil görünen kişi.’
Münhasır nedir?
Kelime kökeni: Arapça sıfattır.
Bir kimse veya bir şey için ayrılmış, mahsus.
Sınırlanmış, sınırlı, inhisar eden, her yanı çevrili.
Cümle içinde kullanımı:’Bu dergiyi münhasır sayıda ürettik.’
münferit nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
Tek, ayrı, kendi başına olan.
Cümle içinde kullanımı:’O aparta münferit olarak taşındı.’