Biçare nedir?
Kelime kökeni: Farsça isim ve sıfattır.
Çaresiz, zavallı, umarsız.
Cümle içinde kullanımı’Kapıda kalmış biçare çocuk annesini bekliyordu.’
Biçare nedir?
Kelime kökeni: Farsça isim ve sıfattır.
Çaresiz, zavallı, umarsız.
Cümle içinde kullanımı’Kapıda kalmış biçare çocuk annesini bekliyordu.’
Mühtedi nedir?
Kelimenin kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
Dönme, ihtida eden kimse, iman eden.
Cümle içinde kullanımı:’Genç yaşta seçtiği mühtedi yol; onu hidayetin nurlu yolunda gün be gün ilerletiyor.’
Manzum nedir?
Kelime kökeni: Arapça sıfattır.
Şiir gibi yazılmış, şiire benzer, düzenli, muntazam, nazımlı, tertipli, ölçülü, dizili.
Cümle içinde kullanımı:’O manzum olarak alışmış, dağınıklığı sevmez.’
İğdiş nedir?
Kelime kökeni: Farsça sıfattır.
Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş hayvan.
Melez at veya hayvan.
Cümle içinde kullanımı:’Çiftlik ahırındaki atlara iğdiş yöntemi uyguladıkları için ceza yediler.’
İhmalkar nedir?
Kelime kökeni: Arapça sıfattır.
İşlerine önem vermeyip onları gelişigüzel yapıveren veya daha sonraya bırakan, savsak, ihmalci kimse.
İşine dikkatini vermeyen, boşlayan.
Cümle içinde kullanımı:’Sene sonunda derslerini önemsemeyip ihmalkar olduğu için yaz okuluna gitmek zorunda kaldı.’
Hüveyda nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve sıfattır.
Besbelli, açıkça, meydanda, aşikar, ortada, zahir, apaçık, belirgin.
Cümle içinde kullanımı:’Yaptığı şeyler Hüveyda iken hala inkar ediyor.’
Hümayun nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve sıfattır.
Kutlu mutlu, padişahı ilgilendiren, padişaha ait, kutsal, mübarek.
Türk müziğinde dügah perdesinde karar kılan bir makam.
Cümle içinde kullanımı:’Padişah Halk için divanı hümayun Yapacaktı.’
Hemhal nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve sıfattır.
Aynı durum halini paylaşan, aynı derdi çeken.
Cümle içinde kullanımı:’Zaten yakın arkadaş dediğin senle hemhal olması gerekir.’
Hemdert nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve sıfattır.
Dert ortağı olan, kötü gün dostu, acıdaş.
Cümle içinde kullanımı:’O kendi sorunları yetmezmiş gibi bide bana hemdert olup yardımcı oluyor.’
Hazandide nedir?
Kelime kökeni: Farsça sıfattır.
Solgun, sararmış, solmuş, görmüş geçirmiş.
Güz mevsimini görmüş, yaprakları sararmış solmuş.
Cümle içinde kullanımı:’Aldığı telefonu açıp haberi alınca bir yüzü hazandide olunca endişelendik.’