Kanaat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Kanma, inanma. Elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum.
Düşünce, inanç.
Cümle İçinde Kullanımı:’Son mertebeye ulaştığıma kanaat getirdim’.
Kanaat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Kanma, inanma. Elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum.
Düşünce, inanç.
Cümle İçinde Kullanımı:’Son mertebeye ulaştığıma kanaat getirdim’.
Kame Nedir?
Kelime Kökeni: Fransızca
Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş.
Cümle İçinde Kullanımı;’Eşim benden özel tasarım olarak kameden bir aksesuar istedi’.
Kaligrafi Nedir?
Kelime Kökeni: Fransızca
Güzel Yazı Sanatı.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bu berceste sokağın sonunda küçük bir kaligrafi atölyesi açılmış’.
Kalıt Nedir?
Kelime Yapısı: İsim
Kalıtım yoluyla geçmiş olan şey.
Görenekler aracılığıyla yerleşen tutum veya davranış biçimi.
Miras.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bu hastalığın kalıtsal olduğundan şüpheleniyorlar’.
Kalıntı Nedir?
Kelime Yapısı: İsim
Arta kalan şey, bakiye.
Eski çağlardan günümüze kalan yapı, harabe, şehir, ören.
işaret, iz.
Bir toplum, kültür, uygarlık ve benzerinden artakalan şey.
Cümle İçinde Kullanımı:’Kalıntı olarak bilinen Hierapolis’i gezmek ve öğrenmek için ziyaret ettik’.
Kalçete Nedir?
Kelime Kökeni: İtalyanca
El ile örülerek yapılan yassı halat.
Cümle İçinde Kullanımı:’Dayanıklı hamakları kalçete ile yapmalarını öneririm’.
Kalbur Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan seyrek telli veya büyük delikli elek.
Cümle İçinde Kullanımı:’Tahılları elememiz için kalbur almamız gerekiyormuş’.
Kalantor Nedir?
Kelime Kökeni: İtalyanca
Varlıklı, gösterişi seven kimse.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bu aile sandığımdan daha kalantor çıktı’.
Kail Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça (Eskimiştir)
İnanmış, aklı yatmış.
Söylenen.
Cümle İçinde Kullanımı;’O bu işe sanırım kail olmuş bu kadar kolay ikna olmazdı yoksa’.
Kaide Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Bir şeyin yerden destek alan bölümü veya bir şeyin üzerine oturtulduğu nesne, ayaklık, duraç, taban.
Kalça.
Kural.
Cümle İçinde Kullanımı:’İstisnalar kaideyi bozmaz diye boşuna dememişler’.