Lebiderya Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça (Eskimiştir)
Deniz kenarı.
Cümle İçinde Kullanımı:’Emlakçıların gösterdiği lebiderya evlerin kiraları neredeyse bir ev satın alma parası’.
Lebiderya Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça (Eskimiştir)
Deniz kenarı.
Cümle İçinde Kullanımı:’Emlakçıların gösterdiği lebiderya evlerin kiraları neredeyse bir ev satın alma parası’.
Lerzan Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça (Eskimiştir)
Titrek.
Cümle İçinde Kullanımı:’Lerzan bir ışıltıyla aydınlandı her yer’.
Levendane Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça (Eskimiştir)
Yakışıklı gösterişli bir tarzda.
Cümle İçinde Kullanımı:’Kapıdan kimseyi umursamazca levendane bir şekilde girdi’.
Mader Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça (Eskimiştir)
Anne, ana.
Cümle İçinde Kullanımı:’Eskiden maderler kar kış demeden savaş alanlarına cephane taşırlarmış’.
Lafazan Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça (Eskimiştir)
Geveze
Cümle İçinde Kullanımı:’Patronumuz onu çok lafazan olduğu için işten çıkarmakla tehdit etti’.
Kesedar Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça (Eskimiştir)
Varlıklı kişilerin paralarını yöneten ve gerek harcamaları yapan kişi.
Esnafın gelirlerini toplayıp saklayan, gerektiği zaman geri veren kimse.
Cümle İçinde Kullanımı:’Eskiden esnafların bir nevi banka görevini gören kesedarlar varmış’.
Matla Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça (Eskimiştir)
Yıldızlar veya Güneşin doğdukları yer, ufuktan çıktıkları yer.
Cümle İçinde Kullanımı: ‘Deniz kenarında oturduk ve matlayı izliyoruz’.
Nalayık Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça lāyiḳ (Eskimiştir)
Hoş olmayan, yakışıksız.
Cümle İçinde Kullanımı: ‘Böyle nalayık davranışlar yüzünden toplantıdan atılmasına az kaldı’.
Mühresenk Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça Muhre + seng (Eskimiştir)
Süsleme nakışlarını ve yaldızları mührelemeye yarayan araç. Balgam taşı.
Cümle İçinde Kullanımı: ‘1800 yıllarda kullanılan mühresenkler, kadınların nakış inceliğini artıracak kadar sağlam ve nazik bir tasarımdalardı’.
Mutaf Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça (Eskimiştir)
Keçi kılından örülmüş veya dokunmuş çuval, çul, yem torbası ve benzeri şey.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bu tarz mutaflardan artık kalmadığını düşünmeye başlamıştım’.