Güya Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Farz etmek, Sözde, Eş anlamlısı sanki
Cümle İçinde Kullanımı:’ Güya verdiğim işi yapacaktı’.
Güya Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Farz etmek, Sözde, Eş anlamlısı sanki
Cümle İçinde Kullanımı:’ Güya verdiğim işi yapacaktı’.
Aheste Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Hafif, Yavaş, Hızlı olmayan, Eş anlamlısı ağır
Cümle İçinde Kullanımı:’ İşimizin acil olduğunu söylemiştim aheste aheste yapmayı bırak’.
Mensur Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Yayılmak, Dağılmak
Karışık, Ölçüsüz, Eş anlamlısı düz yazı
Cümle İçinde Kullanımı:’ Şiirleri böyle mensur yazma ilgi çekici değil’.
Abad Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Ebediyet gelecek zamanlar, Eş anlamlısı bayındır
Cümle İçinde Kullanımı:’ Öyle bir zaman gelecek ki o abad zamanları da göreceğiz’.
Merhale Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Yolculuk ederken dinlenmek için durulan yer.
Etap, Kademe, Mertebe, Eş anlamlısı aşama
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bu merhaleye ulaşmak için çok çaba göstermişti ne yazık ki olmadı’.
Farımak Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Elden ayaktan düşmek, Yaşlanmak, Yorulmak, Eş anlamlısı kocamak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Görmeyeli çok zaman geçti artık iyice farımak haline gelmiştir’.
Firkat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Birbirinden ayrı düşme, Eş anlamlısı ayrılık
Cümle İçinde Kullanımı:’ Hep senin yüzünden firkata düştük
Memat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Sonsuz uyku, Vefat etmek, Eş anlamlısı ölüm
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bu kadar net konuşmamalısın hayat memat meselesine geldi bu konu’.
Kendir Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça
Bitki, Kenevir, Eş anlamlısı çedene
Urgan, Halat
Cümle İçinde Kullanımı:’ Karşı komşumuz bahçesinde kendir yetiştiriyordu’.
Mahzun Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Hüzünlü, Kederli, Mutsuz, Eş anlamlısı üzüntülü
Cümle İçinde Kullanımı:’ Her şeyin çaresi vardır bu kadar mahzun olma’.