İcazet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Müsaade, Tasdik, İzin, Onay
Eş anlamlısı Diploma
Cümle İçinde Kullanımı:’ Arkadaşlarımla dışarı çıkmak için icazet almak zorundayım.’
İcazet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Müsaade, Tasdik, İzin, Onay
Eş anlamlısı Diploma
Cümle İçinde Kullanımı:’ Arkadaşlarımla dışarı çıkmak için icazet almak zorundayım.’
Halef Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Bir işten çıkan birinin hemen arkasından gelip yerini alan kimse,
Eş anlamlısı Ardıl
Cümle İçinde Kullanımı:’ Arkadaşım işten ayrılınca onun yerine hemen halef etmişti.’
Teminat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Herhangi bir olumsuz duruma karşı sorunu birinin üstlenmesi, İnanca, Garanti
Eş anlamlısı Güvence
Cümle İçinde Kullanımı:’ Ben bu işe giriyorsam teminat istiyorum.’
Şerait Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Vaziyet, Şartlar
Eş anlamlısı Koşullar
Cümle İçinde Kullanımı:’ Daha fazla bu şerait altında çalışamayacağım.’
Tevzi Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Herkesin hakkına düşeni vermek, Paylaştırmak, Bölüştürmek
Eş anlamlısı Üleştirme, Dağıtma
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yaşlı kadın, çocuklara şekerleri eşit şekilde tevzi ediyordu.’
Adil Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça.
Bir kimsenin haktan ve hukuktan yana olması.
Eş Anlamlısı: Zamir.
Cümle İçinde Kullanımı:’Ona sonuna kadar güvenebilirsin, adil bir insandır’.
Mümasil Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
Çağrıştırmak, Anımsamak, Akla gelmek, Hatırlamak
Eş anlamlısı Andırmak, Benzetmek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Kızın suratı birisini mümasil ediyordu.’
İstişare Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Herhangi birinin görüşüne başvurmak, Müracaat etmek, Başkalarının düşüncesinden yararlanmak
Eş anlamlısı Danışmak
Cümle İçinde Kullanımı:’ İşin içinden çıkamadığım için için anneme istişare edeceğim.’
Abullabut Nedir?
Kelime Kökeni : Arapça.
Bir kimsenin fazla anlayışsız olması.
Eş Anlamlısı: Kaba , hantal.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bazen abullabut davranıp kırıcı oluyorsun’.
İbraz Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Açıklığa kavuşturmak, Belgeleriyle ortaya koymak, Herkese göstermek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Sakladığı paraların hepsini ibraz etmişti.’