İltimas Nedir?

İltimas Nedir? Anlamı, Kökeni ve Tarihsel Gelişimi

İltimas kelimesi, Arapça kökenli olup, sözlükte “birinin el veya eteğini tutarak rica etme, başvuru, dilekçe” anlamına gelir. Ancak Türkçede zamanla farklı bir anlam kazanarak, “haksız yere adam kayırma, birine arka çıkma, ayrıcalık tanıma” şeklinde kullanılmaya başlanmıştır. Bu davranış, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle çelişir ve genellikle olumsuz bir çağrışım yapar.

İltimas Kelimesinin Kökeni ve Etimolojisi

İltimas kelimesi, Arapça iltimās (اِلتماس) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, lms kökünden türemiştir ve “dokunmak, ellemek” anlamına gelen lamasa (لَمَسَ) fiiliyle ilişkilidir. İftiˁāl vezninde VIII. masdardır. Başlangıçta “rica etme, isteme” anlamında kullanılırken, zamanla “kayırma, arka çıkma” anlamını kazanmıştır.

İltimasın Tarihsel Kullanımı ve İlk Örnekler

İltimas kelimesinin Türkçedeki ilk kullanım örnekleri, Osmanlı dönemine kadar uzanır. 1310 tarihli Nasırüddin Rabguzi’nin Kısasü’l-Enbiya tercümesinde “iltimās kıldı” ifadesi, “babasından ağlayarak rica etti” anlamına gelmektedir. 1876’da Ahmed Vefik Paşa’nın Lehce-i Osmani eserinde ise “iltimās” kelimesi “rica ve talep etmek” anlamında kullanılmıştır. 1929 tarihli Akşam gazetesindeki bir örnekte ise “iltimas edilmesini istemek” ifadesi, kayırma anlamında kullanılmıştır. Bu örnekler, kelimenin anlamının zaman içinde nasıl evrildiğini göstermektedir.

İltimasın Dini ve Hukuki Boyutu

İltimas, İslam dininde ve hukuk sistemlerinde hoş karşılanmayan bir davranıştır. Kur’an-ı Kerim’de doğrudan geçmese de, hak, adalet ve dürüstlük ilkelerine dair ayetler iltiması yasaklamaktadır. Hadis-i Şeriflerde ise, Hz. Peygamber’in bir suçlunun cezalandırılmaması için yapılan ricaya karşı gösterdiği tepki ve Kadı Şüreyh’in Hz. Ali ile bir yahudiyi muhakeme ederken iltimasa yer vermemesi gibi örnekler, adaletin herkes için eşit uygulanması gerektiğini vurgulamaktadır. İltimasın sadece Müslümanlara değil, İslam devletinde yaşayan gayrimüslimlere de yasak olduğu belirtilir.

İltimasın Günümüzdeki Yansımaları ve Türleri

Günümüzde iltimas, nepotizm, kayırmacılık, torpil gibi kavramlarla eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Özellikle siyaset, iş dünyası ve bürokrasi gibi alanlarda sıkça karşılaşılan bir sorundur. İltimasın farklı türleri bulunmaktadır:

  • Siyasi İltimas: Siyasi gücü kullanarak birine avantaj sağlamak.
  • Bürokratik İltimas: Görevini kötüye kullanarak birine ayrıcalık tanımak.
  • Akademik İltimas: Not verme veya sınav sonuçlarını etkileme yoluyla bir öğrenciye avantaj sağlamak.
  • İş Dünyasındaki İltimas: İhalelerde veya işe alımlarda kayırmacılık yapmak.

İltimasın Toplumsal Sonuçları ve Etkileri

İltimas, toplumda adaletsizliğe, güvensizliğe ve verimsizliğe yol açar. Liyakat ilkesini zedeler, yetenekli ve çalışkan bireylerin haklarını gasp eder. İltimasa dayalı bir sistemde, meritokratik değerler önemini yitirir ve toplumun genel refahı azalır. Ayrıca, iltimas, yolsuzluğa ve rüşvete zemin hazırlayabilir.

İltiması Önlemenin Yolları ve Çözüm Önerileri

İltimasın önlenmesi için şeffaflığın artırılması, hesap verebilirliğin sağlanması ve liyakat ilkesinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı korunmalı, hukukun üstünlüğü sağlanmalıdır. Ayrıca, etik değerlerin eğitimine önem verilmeli ve toplumun iltimasa karşı bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

İltimas etmek ne anlama gelir?

İltimas etmek, birine haksız bir şekilde arka çıkmak, onu kayırmak veya ona ayrıcalık tanımak anlamına gelir. Genellikle olumsuz bir anlam taşır ve etik dışı bir davranış olarak kabul edilir.

İltimas ile nepotizm arasındaki fark nedir?

İltimas, genel olarak kayırmacılık anlamına gelirken, nepotizm özellikle akraba veya yakın çevreyi kayırma durumunu ifade eder. Nepotizm, iltimasın bir türü olarak kabul edilebilir.

İltimasın hukuki sonuçları nelerdir?

İltimas, bazı durumlarda suç teşkil edebilir. Özellikle kamu görevlilerinin görevlerini kötüye kullanarak iltimasta bulunması, rüşvet veya görevi kötüye kullanma gibi suçlara girebilir. Bu tür suçlar, cezai yaptırımlara tabi olabilir.

İltimasın toplumsal etkileri nelerdir?

İltimas, toplumda adaletsizliğe, güvensizliğe ve verimsizliğe yol açar. Liyakat ilkesini zedeler, yetenekli ve çalışkan bireylerin haklarını gasp eder. Ayrıca, yolsuzluğa ve rüşvete zemin hazırlayabilir.

İltiması önlemek için neler yapılabilir?

İltimasın önlenmesi için şeffaflığın artırılması, hesap verebilirliğin sağlanması ve liyakat ilkesinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı korunmalı, hukukun üstünlüğü sağlanmalıdır.

Özdemir Asaf Kimdir?

Özdemir Asaf Kimdir?

Türk Edebiyatının romantik şövalyesi, duygularıyla Cumhuriyet döneminin en unutulmaz şairlerinden biri olan Özdemir Asaf 11 Haziran 1923’de Ankara doğmuştur.

Nezaket kavramının o dönemdeki altın ismi olan Özdemir Asaf, kendisinden bir gün sonra doğan ikiz kardeşiyle Atatürk’ün talimatı okul hayatına başlamıştır.

Lavinia adlı eserini henüz üniversite döneminde bir şiir yarışması için yazan şair, birinciliği kazandığında kürsüye çıkarak eserini okumuştur.  Özdemir Asaf, R leri söyleyemesine rağmen her zaman duygu yüklü şiirler yazarak nazik duygulara tercüman olmayı başarabilmiştir.

Rivayete göre Lavinia şiirini platonik aşkı Mevhibe Meziyet Beyat’a yazan şair, aşkına hiçbir zaman karşılık bulamamıştır. Duyguların yumuşak başlı şairi, her dem romantik ve içe işleyen dizeleriyle sevgi, yalnızlık, ölüm ve hatıralar konuları üzerinde durmuştur.

Hukukla başlayarak İktisat ve Gazetecilik Fakültelerine gitmesine rağmen mezun olamayan şair, üniversite döneminde sırılsıklam aşık olduğu Sabahat Hanımla tanışmıştır. İlk evliliğini Sabahat hanımla yapan Özdemir Asaf çok sevdiği eşinden 13 yıl sonra, sıradan bir eş ve baba gibi mantık adamı olmadığı daima duygularıyla hareket ettiği için boşanmak durumunda kalmıştır.

Sanat Basımevi‘ni 1953 de kuran şair, Yuvarlak Masa Yayınları adı altında kitaplarını yayımlamıştır. Türkiye’nin ilk akademik eğitim almış kadın fotoğrafçısı Yıldız Moran ile 1962 de ikinci evliliği yapmıştır.

Kendine has yumuşak üslubuyla şiirlerinde onca yaşanmışlığı dizelere sığdırabilen şair, 28 Ocak 1981 yılında 57 yaşında vefat ederek Rumelihisarı Mezarlığına defnedilmiştir.

Bir çok şiiri şarkı olan, hala daha kulaklarımızın pasını silen dizelerin sahibi naif şairimiz, hayata karşı olan yumuşak başlı duruşuyla aynı zaman da şefkatli bir baba ve eş olmuştur.

Yazımıza Ünlü şairimizin ‘Seni Saklayacağım’ dizeleriyle bitirirken, Türk Edebiyatının romantik şairini sevgiyle anıyoruz…

Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.

Sen göreceksin, duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.

Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır, 
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde; 
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya..
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım..
Anlayacaksın.

 

Megaloman Nedir?

Megaloman Nedir?

Kelime Kökeni; Fransızca

Fransızca mégalomane’den alıntı olan, ‘büyüklük hastası’ anlamını taşımaktadır.

Kendin çok büyük gören ve beğenen kimse, megolamaniye tutulmuş olan kimse

Cümle içinde kullanımı; ‘Bundan sebep megaloman insanların altında kayboluyor insanlık’.

Manipüle Nedir?

Manipüle Nedir?

Kelime Kökeni; Fransızca

  • Fransızca manipuler filinden altınlı bir sözcüktür. Elle düzenlemek, ayarlamak anlamındadır.
  • Yönlendirmek, seçme ve ekleme yoluyla bilgileri değiş tokuş etmek

Cümle içimde kullanımı; ‘Şeyda’yı manipüle ederek yanlış seçimlere itmeye hakkın yok, kendisi doğru kararı verebilecek dimağa sahip’.

Makulen Nedir?

Makulen Nedir?

Kelime Kökeni; Fransızca

Fransızca masculin diyerek geçen sözcüğün anlamı erkeksi, erkeğe benzeyen, erkeği andıran olarak geçer. Türkçe de yaygın okunuu Maskülen olmasına rağmen doğru şekli Maskulen’dir.

Feminen’in zıttı.

 

Cümle içinde kullanımı; ‘Onun giyim tarzı daha çok maskulen bir görünüme sahip olduğundan, bu çiçekli elbiseyi beğenmez’.

Kadın Ruhunu Okşayan Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Kitap

Kadın Ruhunu Okşayan Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Kitap…

Gerçek dünya da olduğu kadar edebiyatta ki yadsınamaz varlıklarıyla aşkın tanımı olan Kadınlarımızı bir de kitaplar gözüyle tanıyalım istedik. Her roman da, yazılan şiir de muhakkak bir kadının el izini yakalamak mümkünken listemizi 10 kitapla sınırlamamız pek adil değil, affınıza sığınarak unutulmaz dediklerimizi sınırlandırdık.

Her bir sayfasında Kadının güçlü kişiliğini ve erkek egemen dünyasında baş kaldıran kadınlarımızın şahane Kitapları! İçlerindeki anneliği, devrimci ruhu, özgürlüklerine olan bağı, her şeye rağmen aşkı ve birazdan çok varoluş çabası barındıran Kadınlarımız.

Gözde Kadınlarımızın dünyasına ışık saçan kitap listemize eklemek istediğiniz kitapları yoruma yazarak bize yardımcı olabilirsiniz.

  1. Madame Bovary (1856)

2. Aşk ve Gurur (1813)

 

3. Vadideki Zambak (1835)

4. Jane Eyre (1847) 

5. Anna Karenina (1877)

6. Uğultulu Tepeler (1847)

7. Kürk Mantolu Madonna (1943)

8. Tutsak Güneş (2015)

9. Siyah Süt (2007)

10. Prens Prensesi Sevmedi (2015)