Simülasyon Nedir?
Kelime Kökeni; Fransızca, Simulation
Benzetim, taklit etmek, öğrence.
Cümle İçinde Kullanımı; ‘Sadece İngiltere de oynanan oyunun simülasyonunu Türkiyede de geliştirmişler’.
Simülasyon Nedir?
Kelime Kökeni; Fransızca, Simulation
Benzetim, taklit etmek, öğrence.
Cümle İçinde Kullanımı; ‘Sadece İngiltere de oynanan oyunun simülasyonunu Türkiyede de geliştirmişler’.
Gurbet Nedir?
Kelime Kökeni;Arapça
Doğup büyüdüğün yerden uzak yer, yabancı yer. Vatandan uzak ve ayrı olma.Gurbetlik
Cümle İçinde Kullanımı;’Bizim askerlerimiz gurbette savaşırken şehit düşüyor’.
Lütufkâr Nedir?
Kelime Kökeni; Arapça luṭf + Farsça -kâr, Eskimiştir
İyilik yapmayı seven, kibar.
Cümle İçinde Kullanımı;’Sizin gibi lütufkâr biriyle çalıştığım için çok şanşlıyım’.
Zanaatkar Nedir?
Kelime Kökeni; Arapça ṣināʿat + Farsça -kār
Bir zanaatı meslek edinen, belirli bir zanaatla uğraşan emekçi, zanaatçı.
Cümle İçinde Kullanımı;’Ailem beni bu işe türk bir zanaatkarın yanında çırak olarak başlattı’.
Lanse Nedir?
Kelime Kökeni;Fransızca
Ortaya atılmış, önceleme, öne sürülmüş.
Cümle İçinde Kullanımı;‘Programa başlamadan önce program akışını lanse etti’.
Demoralize Nedir?
Kelime Kökeni: Fransızca
Cesaretini yitirmek, Moral bozmak, Eş anlamlısı moral çöküntüsü
Karışıklık çıkarmak, Düzeni bozmak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Cesaretimi yerine getireceğine beni demoralize ediyordu’.
Mürebbiye Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Evde yatılı kalarak çocukların eğitimine odaklanan bilge kadına denir. Eş anlamlısı Etige
Cümle İçinde Kullanımı:’ Evde ki mürebbiye kadın eğitimimizle her yönden ilgileniyordu’.
Maliyet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, ECO.
Ürüne harcanan para, Eş anlamlısı değerli
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bu ürünün maliyeti bizi zarara uğrattı’.
Müsebbih Nedir?
Kelime Kökeni: Osmanlıca
Allah’ı tesbih ile zikreden, Sübhanallah diyerek Allah’ı anmak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Her gün Allah diyerek müsebbih yapıyordu’.
Niyet nedir?
Kelime kökeni: Arapça niyyet
Fal gibi kullanılmak amacıyla içine mani yazılıp katlanmış veya şekerlere sarılmış kağıt parçası.
Bir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, maksat, oruç tutmaya niyetlenmek.
Eş anlamlısı: Düşünce, kuvve, maksat, nabız, plan, tasavvur.
Cümle içinde kullanımı:’Annem gün yapmaya niyetlenmişti ama işi çıkınca yapamadı‘.