Garaip Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça.
Normal dışı olup şaşılacak olaylar tuhaf olaylar.
Eş Anlamlısı: Görülmemiş.
Cümle İçinde Kullanımı:’Geçen gün anlattığı hikaye garaip değil miydi?’.
Garaip Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça.
Normal dışı olup şaşılacak olaylar tuhaf olaylar.
Eş Anlamlısı: Görülmemiş.
Cümle İçinde Kullanımı:’Geçen gün anlattığı hikaye garaip değil miydi?’.
Fıkra Nedir?
Kelime Kökeni:Arapça.
Geçmişten günümüze gelen güldürücü ve gülerken düşündüren hikayeler.
Eş Anlamlısı: Omur
Cümle İçinde Kullanımı:’Ahmet in anlattığı Nasrettin hoca fıkrasında çok güldüm’.
Fakir Nedir?
Kelime kökeni:Arapça.
Herhangi birinin bütçesine yetecek kadar gelirinin olmaması ve bu durumdan güçlük çekmesi.
Eş Anlamlısı:Yoksul
Cümle İçinde Kullanımı:’İşten çıkarıldığı için fakirleşmiş’.
Sahipsiz ve yalnız bir şekilde son nefesini vererek, cesedi kadavra olarak kullanılan ünlü yazarımızı tanıyor musunuz? Cevabınız hayır mı ?
Peki ilk okulda okuduğunuz Kaşağı hikayesini yazarını hatırlıyor musunuz, ya da Türkçülük akımının kurucusu olan yazar desek tanır mısınız?

Türk edebiyatının tarihe geçmiş yazarlarından biri olan Ömer Seyfettin’den bahsettiğimizi anlamışsınızdır. Kısa ömrüne 10 kitap 125 hikaye sığdıran yazarımız, o devirde şeker hastalığı ve insülin bilinmiyordu.
Rahatsızlığı giderek artan Ömer Seyfettin doktorlarının bol bol portakal, üzüm hoşafı içmesi tembihlerini dinlediğinde giderek kötüleşmiş.

Romatizma teşhisiyle hastaneye düşen yazar, 6 Mart’ta Haydarpaşa Hastanesinde gözlerini hayata kapamıştır. Hastanede onu tanıyan kimsenin olmayışı ve ailesinden hiç kimsenin bulunmaması nedeniyle cesedi kadavra olarak kullanılmıştır.

Eksi kayıtlardan çıkan fotoğrafta Ömer Seyfettin’in karnını yaran Sivaslı hademe otopsiden önce oradaki bir çok kişiyle birlikte fotoğraf çekilmiş. Önlerinde yatan kadavranın ünlü yazar Ömer Seyfettin olduğunu bilmeden otopsisini yapmışlardır.
Türk edebiyatının ölümsüz yazarı şeker hastalığından dönemin tıbbı şartlarından kaynaklı olarak 6 Mart 1920 de hastanede kimsesizler gibi vefat etmiştir.
Eşkiya Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça.
Bir kimsenin veya topluluğun tenha bir alanda(dağ,kır) yol kesen , adam soyan silahlı birlik.
Eş Anlamlısı: Haydutlar.
Cümle İçinde Kullanımı:’Ankara ya giderken önünü eşkiyalar kesmiş’.

Zihinlerindeki görüntüyü hayallerinde canlandırmaya zihin gözü denmektedir. Ayriyeten beyin gözü de denilen bu durumu bir çok kişi çaba sarf etmeden kolaylıkla hayal edebilir.
Gözlerinizi kapatıp, ruhunuzu ve bedeninizi sakinleştiren bir yerde olmayı hayal edin. Eğer zihninizde hiç bir görüntü belirmiyor ise sizde Aphantasia olabilirsiniz.

Aphantasia olarak adlandırılan sağlık durumuna sahip olan kişiler zihinlerinde hayal ettiklerini bir türlü canlandıramaz. Zihin gözü kapalı olan kişilerin sayısı oldukça fazla, her 100 kişiden 2-3 kişinin bu durumla karşı karşıya olduğunu belirten uzmanlar, Aphantasia’nın bir hastalık olmadığını ayrıca belirtiyor.
Uzmanlar henüz araştırmalarını tamamlayamamış olsalar da Aphantasia olan kişilerde hafıza sorunlarının yaşanabileceği üstünde duruyorlar. İnsan hafızasının çoğunu görsel hafıza kaplarken, bu durumdaki insanlar uzun zaman görmedikleri kişileri hatırlamakta zorluk çekiyorlar.
İntaç Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Bir durumu veya işi neticelendirmek, Tamamlamak, Sonuca ulaşmak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Proje ödevimi sonunda intaç etmiştim.’
Tahsis Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Bir şeyi veya bir yeri bölmek, ayırmak
Eş anlamlısı Ayırma
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yediklerinden tatlıdan bana da tahsis etmişlerdi.’
Müeccel Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
Geciktirmek, İleri bir zamana atmak, Başka zaman, Tecil etmek
Eş anlamlısı Ertelemek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Hoca, sınav tarihini sürekli müeccel ediyordu.’
Takyit Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Bir kimsenin özgürlüğünü kısıtlamak, Hareketlerini sınırlamak, Daraltmak,
Cümle İçinde Kullanımı:’ Şu sıralar beni takyit etmeye çalışıyordu.’