Okuduğunuz Kitabı Unutmamak İçin Ne Yapmalısınız?

Kitap okuyan kişilerin mutlaka arada sıra da başına gelen okuduğu kitabı unutma olayı bazen can sıkıcı olabilir.  Bazı kitaplar okunmasının üzerinden yıllar geçse bile unutulmaz hatırlanırken, bazıları ise okunduğu gün aklımızdan çıkıyor. Okuduğum kitap aklımda kalmıyor serzenişinde bulunan kişilere vereceğimiz önerilerle, okuduklarınızı unutmamak artık mümkün.

Nitekim okuduğumuz kitapları aklımızda tutamıyor oluşumuzun nedenleri sıralayalım;

  • Kitap okuma esnasında aklımızın başka bir olayda veya yerde takılı kalması
  • Kitap okumaya hevessiz ve gönülsüz olmak
  • Gürültülü bir ortamda kitap okumaya çalışmak
  • Uykusuzluk
  • Aşırı yorgunluk
  • Geç saatlerde okumaya çalışmak
  • Dikkat dağıtıcı ışıklı, sıcak mekanlarda okumak
  • Uzanarak kitap okumak

Okuduğunuz her kitabın aklınızda kalması, her cümlesini harfi harfine hatırlamanız imkansızdır.  Ancak okuma biçiminizi değiştirerek okuduklarınızı daha akılda kalıcı hale getirebilirsiniz.

  • İsteğiniz yokken kitap okumaya çalışmayın
  • Mümkünse uzanarak değil oturarak kitap okuyun.
  • Kitapta ilginizi çeken cümleleri alıntı olarak bir kağıda not alın.
  • Kitap okuduğunuz ortamı iyi seçin, sizi rahatsız eden bir faktör var ise yer değiştirin.
  • Küçük bir ajanda edinip kitap hakkındaki bilgileri not olarak kısa özetler çıkartabilirsiniz
  • Açken ve uykusuzken dikkatiniz dağınık olacaktır. Böyle durumlarda kitap okumayı erteleyebilirsiniz.

Siegfried Sassoon okuduğumuz kitapları unutmamız hakkında bir tespitte bulunarak şöyle demiştir;

‘’İnsan olmanın kaçınılmazlığıyla, okuduklarımızın çok azını hatırlarız. Okuduğumuz her kitabı ikinci kez okumak, bize yazarın anlattığı neredeyse her şeyi unuttuğumuzu hatırlatacaktır. Okumayı bitirip de bir öyküden ve öykücüsünden ayrıldığımızda, her geçen an biraz daha solan bir izlenim kalır sadece bizde. Ve sonra yazar, kitabını, ait olduğu yere, koltuğunun altına alarak, bizden tamamen uzaklaşır.’’

Whatsapp Konuşmaları Mahkemede Delil Olarak Kullanılır mı?

Sosyal medya üzerinden yapılan konuşmaların delil olarak sayılıp sayılmayacağı merak edilen konular arasında yer alıyor.  Whatsapp, Facebook ve Twitter vb. sosyal medya platformları dünyanın dört bir yanında kullanılıyor.  Bu tarz mecralarda yapılan konuşmaların, yazışmaların mahkeme sırasında delil olarak kullanılabileceği yargıtay tarafından kabul durumda.

TC. Yargıtay 3. Hukuk dairesinin (E. 2016/14742-K. 2017/2577-T. 7.3.2017) davalı kararında, Whatsapp, Facabook, Twitter üzerinden yapılan konuşmaların dava süresince kanıt olarak sayılabileceği belirtilmiştir. Ancak bu konuşmalar sosyal medya hesabının sahibi ve paylaşım yapılan 2. kişi arasında kabul edileceği belirtilmiştir.  3. bir kişinin dahil olması, konuşmaları izinsiz bir şekilde kopyalaması ise suç teşkil etmektedir.

Genellikle çekişmeli boşanma ve nafaka davalarında davacılar arasında geçen Whatsapp konuşmaları delil olarak görülmüş, benzer kararların verildiği de görülmüştür.  Konuşma ve yazışmalar silinmediği, ibrazı da mümkünse delil olarak sayılabilmektedir.

Silinen Whatsaapp yazışmaları ise Bilişim Uzmanlarının telefon kayıtlarını incelemesiyle geri getirilmesi mümkündür. Whatsapp yazışmalarının ekran görüntüsü savcılık tarafından oynama yapılmadığına dair raporun doğru kabul edilmesiyle delil olarak sayılabilmektedir…

Eski Playboy modeli Cumhurbaşkanı adayı oldu, Vaatleri pes dedirtti!

Hırvatistan’da önümüzdeki yıl yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı seçimine adaylığını koyan şok isim, vaatleriyle akıllara durgunluk verdi!

31 yaşında olan eski playboy modeli Ava Karabatic, gelecek yıl yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olarak katılacağını ilan etti.  Hırvatistan halkına adaylığını duyuran ve destek olanlar teşekkürlerini ileten eski model, şu sözleriyle ülkesi hakkında konuştu.

Cumhurbaşkanlığına aday olmaya karar verdim. Instagram’da bana birçok destek mesajı veren oldu, onlara teşekkür ediyorum. Politika benim ikinci aşkım. Ülkeme ne kadar kötü şeyler olduğunu artık göremiyorum. Gençlerimiz ülkeyi terk ediyor, doğum oranları düşüyor.”

Vaatlerini sırayla açıklayan modelin sıra dışı maddeleri bir çok kişi tarafından hayretle karşılandı. İlk olarak ülkesindeki ihracatı arttırmayı ve ithalatı azaltmayı planladığını söyleyen Karabatic, Hırvatistan’ı Schengen ülkeleri arasına sokmayı hedeflediğini belirtti.

Uyuşturucu kullanımını ve fuhuşu yasallaştıracağını belirtten Karabatic, vaatleriyle ve hedefleriyle kendisinin Cumhurbaşkanlığı için mükemmel tercih olduğunu ifade ediyor.

Esrarın kullanımını tıbbi açıdan iyileştirici yönü olduğunu savunarak kullanımını yasallaştıracağını sözünü verdi.  Ayrıca cinsel ilişki işçilerini güvenli tutmak, haklarını savunmak ve vergi gelirlerini arttırmak için fuhuşu da yasal hale getireceğini açıkladı.

Son vaatiyle tepki çekeceğinin farkında olan Ava Karabatic, 6 haftayı geçen hamileliklerde kürtaja yasaklama getireceğini dile getirdi…

Cinsel Hayatınızı Renklendirecek Sex Fantezileriyle İhtirasınızı Arttırın

Cinsel hayatınız bir rutine oturdu ve size eski zevki vermiyor ise yeni şeyler denemenin tam zamanı!

Partnerinizle birlikte heyecanınızı doruklara taşıyacak sex fantezilerine bir şans vermelisiniz.  Yapılan araştırmalara göre iyi bir seks hayatı ilişkilerin daha sağlıklı ve uzun sürmesine yardımcı oluyor.  Cinsel yaşantınızı renklendirecek sex fantezilerini sizler için listeledik; bakalım hangisi size ve partnerinize uygun?

1-  Sekreter- Patron fantezisi

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çalışan erkeklerin %61’i ile çalışan kadınların %56’si iş yerinde geçen fanteziler hayal ediyor.  Denemede fayda var diye düşünüyoruz, bir hayal edin partneriniz takım elbisesi ve otururken iş arkadaşı rolüyle en seksi kıyafetlerinizi giyin.  Eşiniz o an için bir iş arkadaşınız olacak ve onu baştan çıkarmak ise sizin yeni göreviniz.

2- Grinin tonu tarzıyla esaret

Grinin elli tonunun kitaplarının ve filminin çok sevilmesinin bir sebebi var.  UCLA’da yapılan araştırmalara göre kadınların 64’ü edilgen ve tutkulu bir seksin hayallerini kuruyor.  Yatak odasında tüm kontrolleri elinize alarak partnerinize gücün kimde olduğunu en seksi şekilde göstermeye hazır olun.

3- Teşhircilik fantezisi

Brett Kahr’ın araştırma verilerine göre insanların %19’u seks yaparken başka insanlardan tarafından izlenilmek istiyor.  Başlangıç olarak biraz abartılı olabilir ancak teşhirciliği biraz abartarak pencereler açık halde, yada balkonda sevişmeye ne dersiniz? Heyecanınızın ikiye katlanacağından eminiz.

4- Dokunmak yasak, mastürbasyon serbest

Eveti libidonuzun en yüksek olduğu bir anda partnerinizin karşısına geçip kendinize dokunmaya  başlayın.  Hem kendinizi hemde onu tahrik etmeye başladığınızda birbirinize dokunmak yasak.  Eşiniz de size katılmaya başladığında, gözlerinin içine bakarak en çok dokunmak istediği yerlere dokunun.

5- Yabancı fantezisi

İki yabancı gibi rol yapmak hem yeni bir şey hem de oldukça seksi.  İlk kez tanışıyormuş gibi flört edin, kışkırtın ve kendinizi bir anda yatak odasında bulun.  Dışarıda tanıştığınız bir yabancıyla bir anda yakınlaşıp eve davet etmek sizce de kulağa çılgınca ve tahrik edici gelmiyor mu?

6-  Açık hava da seks başkadır

Kafanızın üstünde gökyüzü bulunurken, telaş ve heyecan içinde sevişmek ilişkinize farklı bir renk katacak.  Yakalanma korkusunu en aza indirgeyerek kumsalda, ormanda, havuz da partnerinizle oldukça hoş anlar geçirebilirsiniz.

7- Seks oyuncaklarını deneyin

Kadınlar yatak odasında yeni şeyler denemekten korkmuyor, kelepçeler ve gözlerini bağlanması onları daha çok tetikliyor.  Yapılan anketlere göre kadınların %76’sı yatak odasında birlikte olduğu erkeklerle birlikte seks oyuncaklarını denemek istiyor.  Vibratör, kelepçe ve daha bir çok sex oyuncağı eşinizle size harika vakitler geçirmenize neden olabilir.

 

Eşinizin telefonunu kurcalamak kıskançlıktan kaynaklanmıyor olabilir!

Yapılan bir araştırma kadın ve erkek ilişkilerinin temelini baz alarak ilişkilerin sorunlarını yeniden gözler önüne seriyor.  Yapılan araştırmaya göre kadınların %34’ü, erkeklerin %62’si eşlerinin telefonunu gizlice karıştırıyor.  Partnerlerinin telefonlarını karıştıran eşlerin merakları sadece kıskançlığa dayanmıyor.  Telefon karıştırmanın altında yatan bir çok psikolojik neden olduğu düşünülüyor.

Uzmanlara göre bu tutum farklı anlamlara gelebiliyor, eşinin telefonunu kurcalayan kişilerde yatan psikolojik nedenlerden bazıları ise şöyle sıralanabiliyor.

Öz güveninin düşük olması

Uzun ve istikrarlı bir ilişkiye sahip olsalar bile bazı kişiler eşlerinin telefonundaki mesajları, Dm’leri, e-postaları okuma dürtüsü hissediyor.   Bunun nedeni kişinin öz güven sorunları olabilirken, kişiler eşlerinin daha iyisini hak ettiğine ve bu nedenle başka birine çekilebileceği endişesi duyuyor  olabilirler.

İlişkiden emin olamamak

Eşlerin birbirine karşı sorunuz bir şekilde güvenmesi ilişkinin en genel kurallarından biridir.  Kişisel alana saygı, birbirlerinin mahremiyetine gösterilen olumlu tutum sağlıklı bir ilişkiye her zaman ayakta tutmaktadır.  Ancak eşlerden birisi merakını bir türlü kontrol altında tutamıyor, bu dürtünün üstesinden gelemiyor ise ilişki konusunda henüz emin olmadığı anlaşılmaktadır. Doğru kişi olduğundan henüz emin olamama merakını tetikliyor olabilir.

Aldatmayı düşünüyor olabilir

Sağlıksız bir şekilde kişisel alanınıza müdahale eden partneriniz, sizin hakkınızda uygunsuz bir şey arıyor ve bunun olduğundan şüpheleniyor olabilir. Kendini haklı çıkarmak için uygunsuz şeyler arama dürtüsü hissedebilir.  Aldatma eylemini gerçekleştiriyor ise aynı durumu sizin yapacağınızdan da şüphe duyabilir.

Güven problemi yaşıyor olabilir

Partneriniz her söylediğiniz ve yaptığınızda bir yalan arıyor ise henüz atlatamadığı güven sorunları var demektir.  Geçmişte söylediği yalanlar veya yaşadığı kötü tecrübeler şu an için duyarlı olmasına sebebiyet verebilir.  Geçmişte yaşadığı aldatılmanın acısını üzerinden atamadığı için sizin her sözünüzde bir art niyet aramaya meyillidir.  Eşinizle bu konu hakkında konuşmalı belki de destek almasını sağlamalısınız.

 

Uçakla aşk yaşayan kadın onunla evlenmek istediğini açıkladı!

30 yaşında olan Michele Köbke isimli kadın Berlin’de yaşıyor.  Bir uçakla aşk yaşadığını itiraf eden kadın, Boeing 737 model uçağın ‘çok çekici, çok güzel ve zarif’ olduğunu söylüyor.

5 yıldır 737-800 uçağı ile aşk yaşayan Köbke, aralarındaki ilişkinin fiziksel olduğunu söylerken nihai hedefinin ise evlenmek ve uçağıyla hangarda yaşamak olduğunu dile getiriyor. Dünyanın en garip aşkı olarak nitelendirecek haberin detaylarını Michele Köbke’nin aktif sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.

 

9 yıldır evlerinin bodrumunda Kıyameti bekleyen Baba ve 5 çocuğu bulundu!

Hollanda’da bir baba ve 5 oğlunun evlerinin bodrumunda 9 yıldır kıyameti bekledikleri ortaya çıktı.  Evlerinin bodrumunda dünya ve insanlarla olan ilişiğini kesen ailenin ‘kıyameti’i beklediği gerekçesiyle saklandıkları aktarıldı.

Polis tarafından kurtulan baba ve 5 çocuk güvenli bir yere yerleştirildi.  Çocukların yaşları 18 ile 25 arasında olduğu ve bazılarının nüfusa kayıtlı olmadığı ortaya çıktı.

Drenthe bölgesindeki Ruinerwold köyü yakınlarındaki boş bir çiftlik 9 yıl önce Josef B. tarafından kiralandı.  Çiftliğin etrafı ormanlarla çeviri olduğu için kiracı Josef B.’nin keçisi ve köpeğiyle yaşadığını düşünen komşuları bir sır sakladığından habersizdi.

Ruinerwold’da yer alan bir kafeye üstü başı eski kıyafetler içinde olan, uzun saçlı kirli sakallı 20’li yaşlarında bir kişinin girmesiyle tuhaf sır ortaya çıktı.  9 yıldır ilk kez dışarı çıktığını söyleyen genç garip hareketler sergiliyor, bir çiftlikten kaçtığını ve yardıma ihtiyacı olduğunu söylüyordu.  Kafenin çalışanı polisi ve De Wolden Belediye Başkanı Roger de Groot’u aradı.

Polis ekipleri gece yarısı çiftliğe giderek arama başlattı.  Oturma odasındaki bir dolabın arkasına gizlenmiş, aşağıya bodruma giden merdivenler bulundu.  Polisler aşağıya indiklerinde ise hayrete düştüler, evin mahzeninde beyin kanaması sonucu felç geçiren baba birlikte 4 yetişkin çocuk bulundu.  Çocukların bazılarının nüfus kayıtları dahi bulunmuyordu ve yaşamlarını bir keçi ve sebze bahçesi sayesinde sürdürmüşlerdi. Çocukların annesinin çiftliğe taşınmadan önce öldüğü belirtildi.  Çiftliği kiralayan Josep B.’nin çocukların babası olmadığı ortaya çıkarken polisler tarafından gözaltına alındı.

Polisler basına açıklamada bulunduklarında çocukların okula hiç gitmediklerini ve dünyada başka insanların yaşadıklarından haberi olmadıklarını bildirdi.  Belediye başkanı çok özel bir olayla karşılaştıklarını belirtirken, mahremiyet çerçevesinde soruşturmanın devam edeceğini söyledi.  Ailenin 9 yıldır mahzende kıyameti bekleyerek neden yaşadıklarını araştırıyor…

AŞKIN TÜKENİŞİ

 

İçimizi öfkeyle dolduran günler ürkekçe geçerken, kaygılı bakışlarımız birbirimize değmekten korkaktı.  Tuzak kuracak dermanımız yoktu, tenlerimize dokunmadan geçen geceleri konuşmadan rafa kaldırdık.  İkimizde biliyorduk bana kalırsa, bizi bir zamanlar bulutlar üstünde dolandıran o hislerin sona erdiğini.  Alışılmış, ezberi tamamlanmış bir kitap gibiydik.  Yan yana uyuyorduk ancak aramızdan yığınla yıl geçmiş gibiydi.  Muktedirdik birbirimize, dokunuşlarımız evvel ki kadar telaşlı ve heyecanlı değildi. Anlaşılan biz heyecanımızı ilk önce kaybettik. Terennüm eden sesine olan aşinalığım ne ara bıkkınlığa, usanmış bir ruha döndü fark edemedim.  Sende merak etmez olmuştun rutin minvalimi, her akşam aynı sofrada oturduk iki çift lakırdı edemeden tabaklarımızı boşalttık.

Bir şeyleri tüketmiştik duyumsuyorduk bu hissi, hatta parmak uçlarımızla dokunabileceğimiz bir raddedeydi somut tükenişimiz. Çok hoşlandık birbirimizden, çok sevdik, güzel bir yol arkadaşlığı edindik.  Kalplerimizi kıracak sözler etmedik, küskün bir gün bile geçirmedik.  Kafanın içini görebiliyordum orada başka biri, bana tercih ettiğin biri yoktu.  Aldatmazdık birbirimizi, zira bende senden başkasına sürmedim gözlerimi.

Aslı bizdeyken nüshalara indirgedik anılarımızı, bana en çok koyanda buydu.  Şimdiyi değil dünü özlüyordum sende.  Biz bir olurken değiştik, iyileştirmeden belki de yaralarımızı kaynaştırdık.  Hata mıydı aynı evin içinde aşkın her halini özümsemek.  Kavuştuk diye meşk olduk, kavuşmasak da aşk mı olsaydı adımız?

Senin de aynı düşüncelerde olduğunu bana bakışındaki sükûnette görebiliyorum.  Ne yöne sapacağımızı şaşırdık, ayrılık bir bahane miydi biten sevgimize. Aynı duvarlar içindeyiz, çıkmak istiyoruz ancak çıkmak bize pişmanlık getirirse diye ödümüz kopuyor.  Bu anafor içinde birbirimizin etrafında dönüp duruyoruz.  Senin de en az benim kadar fedakârlık ettiğini göz ardı edemem, uğraştık her daim yan yana kalmaya sabır gösterdik.

Nihayetinde buradayız, dizlerimiz birbirine değmeden aynı koltukta farklı safları tutuyoruz.  Korkmadan söyleyelim mi; tükenişimize illa bir neden olması gerekmiyor, duygularımız ömür boyu sürecek diye kontrat imzalamadık.  Dök bana içini, beni artık sevemediğini yüzüme söyle.  Aynı dürüstlükle bende sana seni eskiden daha çok sevdiğimi söyleyeceğim.  Her zamanki gibi anlayışla karşılayacağız birbirimizi.  Biz senle çok güzel anlar paylaştık, yüce bir sevgiyi bölüştük, bedenlerimizden çok ruhumuzla seviştik.  Neden güzel başladığımız gibi güzelce bitirmeyelim ki!

 

-Semra Şenol

İran müzik platformu Melovaz sansürde boyut atladı!

Geçtiğimiz günlerde İran televizyonuna ait olduğu bilinen yüz metre yarışlarında kadın atletlerin kıyafetlerinden dolayısıyla sansürlenmesi sosyal medyada en çok tartışılan olaylardan biri haline gelmişti.

İran kıyafet yönetmeliği gereğince yayın yapan kanalların kadınlar üzerinden yaptıkları sansüre bir yenisi daha eklendi.  İran müzik platformu olan Melovaz, kadın müzisyenleri kendi albümlerine ait olan kapak resimlerinden sildi.

Dünyaca ünlü kadın sanatçıların orijinal kapaklarından bazılarından kadınları kaldırırken bazılarını sansürleyerek yayınlamaya başladı.  Sansür uygulamasında bir çığır aşan İran, yine sosyal medya tartışma yaratmayı başardı!

Yıllardır birbirini arayan kız kardeşler kapı komşusu çıktı!

ABD’nin Wisconsin eyaletinde ilginç bir aile haberi ortaya çıktı. Yıllardır birbirini arayan kız kardeşler tesadüf üzerine kapı komşusu çıktı!

Tesadüfün bu kadarı diyeceğiniz olayla birlikte mucizelerin hala olduğuna inancınızı tazeleyecek türden.  ABD’nin Wisconsin eyaletinde yaşamını sürdüren Hillary Davis ve Dawn Johnson’un hikayesi ilginç olmakla birlikte, birbirini arayan insanların elbet bir gün buluşacaklarına olan inancı tazeliyor.

2 yaşındayken başka bir aileye evlatlık olarak verilen Harris, yaşamı boyunca ablasını aramayı sürdürdü. Ablasını bulma arayışı devam ederken, ta ki bir gün yan evine yeni taşınan komşusuyla tanışınca ender rastlanan bir olayla bitti.

Davis henüz 2 yaşındayken abisiyle birlikte başka bir aile tarafından evlat edinildi.  Wisconsin’in Elm Wood kasabasında büyüdü, üniversite okumak için Eau Claire kasabasına taşındı.  Okuduğu dönemde şimdiki kocasıyla tanıştı ve 2011’de yaşadıkları evi satın aldılar.

Her zaman gerçek ailesini merak eden Davis 2012 yılında evlat edinme kurumuna giderek anne ve babasının isimlerini öğrendi. Biyolojik babası Wayne Clouse’nin 2010 yılında öldüğü bilgisine ulaştı.  Babasının ölüm ilanından iki ablasının daha olduğunu öğrenen Davis, bu sefer kardeşlerini aramaya başladı.

Sosyal medyadaki aramaları sonuçsuz kaldığında umudunu kaybetmek üzereydi, geçen sene yandaki eve yeni taşınmaya başlayan komşularının çatı kaplamaları üzerinde Dawn Johnson  yazması kocasının dikkatini çekti.

Eşinin ısrarıyla yeni komşusunun babasının adını sormak için kapısını çalan Davis, karşısına çıkan yaşlı kadını görüp konuşamadan evine geri döndü.  Aynı günün gecesinde tekrar cesaret ettiğinde yeni komşularına mesaj atarak babasının adını sordu.

Yüz binlerce evin arasından aynı ortak garajı kullanan evlerde birbirini bulan kardeşler sonunda kavuştu. Davis diğer ablasını da bularak, hayatı boyunca aradığı tüm sorulara bir yanıt bulmuş oldu…