Kelime Kökeni: Arapça
– Küçükler, çok küçük şeyler
Cümle içinde kullanımı: ” Asâgir işlerle uğraşmaktan büyük sorunlara odaklanamıyorum. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Küçükler, çok küçük şeyler
Cümle içinde kullanımı: ” Asâgir işlerle uğraşmaktan büyük sorunlara odaklanamıyorum. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Serçeler
Cümle içinde kullanımı:” Göç mevsiminden önce bahçeleri dolduran âsafîr, güllerin kokusuna ötmeye başlıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Vezirle ilgili, alakalı
Cümle içinde kullanımı: ” Âsafî konuları ancak padişah karar verebilir gerekirse görevinden azledebilirdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-âsaf+Farsça
– Vezire yakışır tarz ve biçimde
– Vezire has
Cümle içinde kullanımı: ” Âsafâne davranışları saray eğitimi ve terbiyesi aldığını gözler önüne seriyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Vezir
– Süleyman peygamberin veziri
– Ferz
Cümle içinde kullanımı: ” Osmanlı döneminde âsaf olarak adlandırılan vezirler günümüzün bakanı olarak görev alırlardı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Arslanlar, etçiller
Cümle içinde kullanımı: ” Âsâd ormanların kralıdır, kedigiller cinsinden etçil hayvanlardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kendi kavmine veya milletine aşırı sevgi ve bağlılık
– Vatanperverlik, yurtseverlik
– Asabiyet-i cahiliye
– Asabiyet-i milliye
Cümle içinde kullanımı: ” Asabiyyet-i kavmiyye Türk ulusunun doğuşta damarlarında vardır, sonradan kazanılamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kendi akraba ve yakınlarını veya vatan, millet ve dinini yüceltme gayreti
– Sinirlilik, asabilik
– Duygu, his
– Hamiyyet
Cümle içinde kullanımı: “Uykusuzluk babamda asabiyye yapıyor, o zamanlarda pek yanına yaklaşmayız.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yaratılıştan sinirli kimse
– Mizacı sinirli
Cümle içinde kullanımı: “Asabiyyü’l-mizâc insanlarla geçinmek zordur çok yorarlar adamı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sinirli, kızgın
– Sinirsel
Cümle içinde kullanımı: ” Asabî bir insan olduğundan galiba kimseyle geçinemiyor bu kaçıncı işi bırakan eleman.”