Kelime Kökeni: Arapça
– Heybe, çanta
– İki gözlü torba
Cümle içinde kullanımı:” Hele aybenin içindeki emaneti bir getiriver kızım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Heybe, çanta
– İki gözlü torba
Cümle içinde kullanımı:” Hele aybenin içindeki emaneti bir getiriver kızım.”
Kelime Kökeni: Arapca
– İnsanların kusurlarını arayan, kollayan kimse
– Ayıp arayan kimse
– Aybcu
Cümle içinde kullanımı:” Çevresindekilerin veya akrabalarının noksanlarını arayanlara bizde ayb-cû denir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ayın ilk günü
– Adet görme
– Kadınların rahminde dönemsel olarak görülen doğal kanama
– Regl
– Hayız
– Menstrüasyon
Cümle içinde kullanımı:” Aybaşı bütün borçları kapatacağıma söz vermiştim şimdi elde avuçta yok.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hilal biçiminde olan savaş baltası
– Ağız kısmı yarım ay biçiminde olan teber
Cümle içinde kullanımı:” Müzede sergilenen ay baltası daha çok ilgimi çekti, baya ilkel görünüyordu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Rumlarca kutsal sayılan ziyaret yeri, kaynak
– Çeşme, pınar
Cümle içinde kullanımı:” Ayazma, Bizanslı döneminde kuşatma altında kalan kentlerin susuz kalmaması için yapılan bir çeşit su depolarıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ayet çoğul biçimi
– Ayetler
– Deliller
Cümle içinde kullanımı:” Kendinizce yorumlayıp karara vermeniz mühim değil âyât bellidir, okumak gerek sadece.”
Kelime Kökeni: Özel ad
– Ayasofya
Cümle içinde kullanımı:” Bazı eski tarih kitaplarında Ayasofya Camii’nin adı Ayasofiya olarak geçer.”
Kelime Kökeni: Özel ad
– İstanbul’da Yeşilköy’ün eski adı
Cümle içinde kullanımı:” Baba tarafından büyük dedem ve ailesi Ayastefanos’da yaşarmış eskiden.”
Kelime Kökeni: Arapça-iyâr
– Altın ve gümüşten yapılan eşyanın saflık derecesi, değer, derece
– Mutluluk yolu
Cümle içinde kullanımı:” Ayârı düşük olan altınları kuyumcuya götür boş yere durmasın evde.”
Kelime Kökeni: Sıfat ve Zarf
– Belli, açık, apaçık
– Besbelli, açık seçik
Cümle içinde kullanımı:“Dosyaları incelerseniz ayân beyân bu işin içinde bir cambazlık olduğunu göreceksiniz.”