Kelime Kökeni: Arapça
– Ilgın ağacı
– Akdeniz bölgesinde yetişen bir ağaç
– Tamarix
Cümle içinde kullanımı:“Avrasya’nın her yanında yetişen Azbe ağacının 90’a yakın türü bulunmaktadır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ilgın ağacı
– Akdeniz bölgesinde yetişen bir ağaç
– Tamarix
Cümle içinde kullanımı:“Avrasya’nın her yanında yetişen Azbe ağacının 90’a yakın türü bulunmaktadır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Şirin, tatlı, hoş
– Isırma, koparma, kesme
– Azarlama, paylama, çıkışma
– Tahkim etme
– Hastalıktan dolayı zayıflama
Cümle içinde kullanımı:” Azb eylediğin sevgime bir gün muhtaç kalırsan şayet o zaman seni bulmak isterim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İblis’in melek kimlikli adı
– Şeytan
– Kötülüğü yönelten melek
– İblis
Cümle içinde kullanımı:“Azâzîl, cennetten kovulan düşmüş melektir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kırılmış bulunan
– İncinmiş olan
– İncitilen
– Zulüm gören
– Eziyet edilen
Cümle içinde kullanımı: ” Âzâr-resîde bir çocuk ancak horlanmayı, aşağılanmayı bilir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Acı ve keder veren
– Elem ve üzüntü veren
Cümle içinde kullanımı:” Âzâr-resân ağrılarımla bu hayatın içinde yalpalayan biri de benim işte.”
Kelime Kökeni: Farsça
– İncinme, acı çekme
– Zulmedilmiş
– Eziyet edilmiş
Cümle içinde kullanımı:” Âzâr-mend, kırılıp üstünden geçilmiş kalplerimizde bir parça hüzün.”
Kelime Kökeni: Farsça
– İnciten
– Azarlayan
– Tekdir eden
– Paylayan
– Çıkışan
– Kalp kıran
Cümle içinde kullanımı:” Aşıklardan biri âzârende, öteki gönül koyansa ayrılık nicedir.”
Kelime Kökeni: Farça-âzâr+ Arapça-î
– Küfürbazlık
– Ağzı bozuk
– Kötülük
– İncitme, kırılmış olma
– Muzırlık
Cümle içinde kullanımı:” Bir erkek olarak kadınlarda en sevmediğim âzârî, jargon konuşmalardır.”
–
Kelime Kökeni: Farsça
– Acı çekmiş
– Eziyet görmüş
– Zulüm görmüş
– Büyük üzüntü çekmiş
Cümle içinde kullanımı:” Âzâr-dîde birine sevginin veya aşkın yüceliğinden bahsetmek netame etmekle eş değer.”
Kelime Kökeni: Arapça-özr çoğul biçimi
– Özürler
– Mazeretler
Cümle içinde kullanımı:” Gönül kırgınlıklarını, kalpte oluşan çatlakları a’zâr ile kapatamazsın.”