Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Yolculardan alınan vergi
Cümle içinde kullanımı: “Eski devirlerde yolculardan ayrıca alınan haraca Bâc-ı Revendegân denirdi”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Yolculardan alınan vergi
Cümle içinde kullanımı: “Eski devirlerde yolculardan ayrıca alınan haraca Bâc-ı Revendegân denirdi”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Her türlü malın alım ve satım işlemlerinden alınan vergi, harç
Cümle içinde kullanımı:” Bâc-ı tamga genel olarak mal alım satım işlerinde devletin aldığı vergidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– İthalat ve ihracat mallarından alınan vergi
– Gümrük vergisi
Cümle içinde kullanımı:” Günümüzde gümrük vergisi olarak adlandırılan Bâc-ı Bözörg, Osmanlı zamanında da uygulanan bir sistemdi.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Pazar yerlerinde satılan büyükbaş hayvanlardan alınan vergi
Cümle içinde kullanımı:” Osmanlı devletinde Bâc-ı Ağnam vergisi günümüzdeki büyükbaş hayvanlardan alınan vergidir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Resmi işlemlerden veya vergiden alınan harç
– Gümrük vergisi
– Bir yerden başka bir yere taşınan eşya veya maldan alınan vergi
– Devlete bağlı bölgelerden alınan haraç
Cümle içinde kullanımı:“Osmanlı zamanında her şehir yapılan ticarete özel bâc vermek zorundaydı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Papatya
– Yoğurt çiçeği
Cümle içinde kullanımı:“Bahar gelince bu yamaç göz alabildiğince bâbûne dolacak bembeyaz gelin gibi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bâbil-hâne
– Genelev
– Fuhuş yapılan yer
Cümle içinde kullanımı:”Bâbul-hâne olaran anılan yerin ne olduğunu şimdi anladın mı?”
Kelime Kökeni: Ad
– Genelev, kerhane, umumhane
– Fuhuşun yapıldığı yer
– Kırmızıfener
Cümle içinde kullanımı:” Babulluk da ne işiniz vardı sizin, bu gençleri kötü yola sokma niyetinde misiniz?”
Kelime Kökeni: Ad
– Kaplan
– Etçiller familyasından yırtıcı hayvan
Cümle içinde kullanımı:“Vahşi kediler grubuna giren Babr, enine siyah çizgili kuyruğu püskülsüz çevik ve tehlikeli bir hayvandır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hırsız yatağı
– Eski Babil şehri gibi fuhuşun çok olduğu yer
– Genelev, kerhane, umumhane
Cümle içinde kullanımı:” Duyduk ki aşağı mahalle Bâbil-hâne’ye dönmüş gelenin geçenin haddi yokmuş.”