Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Milattan sonra
– Doğuştan sonra
– Tarihin başlangıcından sonra
Cümle içinde kullanımı:”Ba’de’l-milâd gelecek nesilleri kucaklayan bir öngörüyle toplumlar arası birleşmeyi kapsamalıydı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Milattan sonra
– Doğuştan sonra
– Tarihin başlangıcından sonra
Cümle içinde kullanımı:”Ba’de’l-milâd gelecek nesilleri kucaklayan bir öngörüyle toplumlar arası birleşmeyi kapsamalıydı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Öldükten sonra
– Ölüm vuku bulduktan sonra
Cümle içinde kullanımı: “Ba’de’l-mevt başa gelince pişmanlıkta bir yerlerden doğmaya başlar.”
Deyim
– İş işten geçtikten sonra
– Basra yerle bir olduktan sonra
– Fırsat kaçtıktan sonra
– Zaman geçtikten sonra
Cümle içinde kullanımı:“Bâ’de harâbi’l-basra olunca unutsan ne unutmasan ne!”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Sonra
– Müteakiben
– Aksi halde
– Daha ileri ki bir zamanda
Cümle içinde kullanımı:” Bâ’de gelen vuslatta ikiyi bire eksilten bir yan bulunamaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Yıllanmış şarap
– Senelerce bekletilmiş şarap
Cümle içinde kullanımı:”Bâde-i sad-sâle getir de hem gönlümüz hem damağımız şenlensin sâki, bu gördüğün zavallı bir aşık kuldur.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Baş döndüren şarap
– Keskin şarap
– Etkili şarap
Cümle içinde kullanımı:” Can olmuş mest bâde-i mest olsa gayri ne yazar!”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Yüksek mevkilerin verdiği sarhoşluğu
– İkbal şarabı
– Yüksek makama ulaşmanın vermiş olduğu keyif
Cümle içinde kullanımı:”Bâde-i ikbâli tadanların yüzlerindeki mest olmuş ifadeyi görmemek için kör olmak lazımmış.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Kırmızı şarap
– Bâde-i gül-fâm
– Bâde-i gül-gûn
Cümle içinde kullanımı:“Kızıl gonca idi yanakları, bâde-i hamrâ idi dudakları.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Kırmızı şarap
– Gül renkli şarap
– Kızıl şarap
Cümle içinde kullanımı:” Bâde-i gül-fâm dudağının kavisinde unutmuşum gençliğimi makberi neyleyeyim?”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Elest meclisinde sunulan içki, içecek
Cümle içinde kullanımı:” Bâde-i elesti içtin sohbet meclisine dalgın sanır mısın yalnızsın, Allah gönlünü bilmez mi?”