Deyim
– Güreşte çelme takmak
– Güreşte sarmaya almak
– Çelme takarak düşürme
Cümle içinde kullanımı:” Güreşte bağda urmak kabul edilen bir durum olmasa gerek.”
Deyim
– Güreşte çelme takmak
– Güreşte sarmaya almak
– Çelme takarak düşürme
Cümle içinde kullanımı:” Güreşte bağda urmak kabul edilen bir durum olmasa gerek.”
Kelime Kökeni: Ad
– Köstek
– Ayağa vurulan bağ
– Güreşte çelme
– Sarma
– Atların tepmesini engellemek amacıyla kuskun kayışına eklenen kayış
Cümle içinde kullanımı:” Koşulan atın bağda kayışı nasıl koptu yoksa biri bunu bilerek mi yaptı?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahçıvan
– Geçimini meyve sebze ekerek karşılayan kimse
– Bahçe bakımıyla ilgilenen kimse
Cümle içinde kullanımı:“Bağçevân bu İran güllerini sonbahar gibi ekmişti bak şimdi kan kırmızı renkleriyle bahçeyi nasıl renklendirdiler.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahçe
– Bağ
– Bostan
Cümle içinde kullanımı:“Bâğçe de kıpkırmızı domatesler, Ayşe kadın fasulyeler güneşin altında olgunlaşıyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bahçıvanlık
– Bağcının yaptığı iş
– Bağ bahçeyle ilgilenen kimse
Cümle içinde kullanımı:”Bağcılık yaparak geçirdiği bir ömrü ara sıra karaladığı şu sayfalara nakşetmiş.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahçıvanlık
– Bahçeyle uğraşan kimse
– Bağcılık
Cümle içinde kullanımı:“Bâğ-bânî bizde ata mesleği olmuş her türlü çiçeğin bitkinin dilinden anlarız.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bağcı
– Bahçıvan
– Bağcılık yapan kimse
Cümle içinde kullanımı:”Bâğ-bân olarak işe alınan adamın eski bir mahkum olduğu sonradan öğrenildi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hayvan ve insanlarda oluşan ur, şişlik
– Tümör
– Kaplumbağa ve kurbağa türündeki hayvanlar
Cümle içinde kullanımı:“Allah gecinden versin rahmetli babasının da son zamanlarda kafasında böyle bir bağa vardı.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Cennet
– Behişt
– İyilik yapanların ve günahsız olanların öldükten sonra gideceği inanılan yer
Cümle içinde kullanımı:“Bağ-ı bihişt kapılarını bana açacak olan iyiliklerin miladı senle olsun.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Gezinti yeri
– Güzel bahçe
– Dünya
– Promönat
Cümle içinde kullanımı:”Bâg-ı bahârı gezdim de sende niye durulduğu mu görmek istemedin!”