Kelime Kökeni: Türkçe-baş+Arapça-kitâbet
– Genel yazmanlık
– Genel sekreterlik
Cümle içinde kullanımı: “Başkitâbet onayı olmadan dilekçenizi bir üst makama iletemeyiz.”
Kelime Kökeni: Türkçe-baş+Arapça-kitâbet
– Genel yazmanlık
– Genel sekreterlik
Cümle içinde kullanımı: “Başkitâbet onayı olmadan dilekçenizi bir üst makama iletemeyiz.”
Kelime Kökeni: Türkçe-baş+Arapça-kâtib
– Bir devlet dairesinde yazıların başı
– Bazyazman
– Katiplerin başı, lideri
Cümle içinde kullanımı: “Başkâtib İhsan bey bu günler aslarına biraz kötü davranıyor fark ettiniz mi?”
Kelime Kökeni: Ad
– Karşıtlık
– Değişiklik
– İhtilâf
– Aykırılık
– Farklılık
– Değişiklik
– Ganimetten pay yapan memurların yaptıkları işe karşılık olarak verilen pay
Cümle içinde kullanımı: “Aramızdaki başkalıklar ancak karşılıklı empati yaparsak sorun olmaktan çıkar. ”
Kelime Kökeni: Ad
– İsyan
– -Kıyam
– Karşı gelme
– Ayaklanma
Cümle içinde kullanımı: “Toplumun susturulan kesimi başkaldırdığında saklanacak yer arayacak ancak bir ağaç kovuğu bulamayacaksınız.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Ayrıca
– Yalnız
– Ayrı olarak
– Müstakılen
– Münferiden
– Bağımsız olarak
Cümle içinde kullanımı: “Başkaca laf etmeye lüzum görmeden hayatın akışına bıraktım kendimi.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Gayrı, sair, özge
– Öteki
– Müstakil
– Başlıbaşına
– Tek başına
– Yalnız, tenha
– Nitelik olarak üstün olan
– Ayrıca
– Diğer
Cümle içinde kullanımı: “Başka memleketler diyarlar gezdim velakin buranın insanındaki gerçekçi samimiyeti hiçbir yerde bulamadım.”
– Karşı durmak
– Dik başlılık etmek
– Söyleneni yapmamak
– Direnmek
– İsyan etmek
Cümle içinde kullanımı: “Anneye babaya sürekli olarak başınmak yerine biraz da onların yerine koy kendini.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Darmadağınık, darmadağın
– Düzensiz
– Asker arasına sızan sivil savaşçı
– Gönüllü asker
– Tarumar
Cümle içinde kullanımı: “Bizleri tüketip yakanda başıbozuk sevdalardı onlara inandık fena ettik”
Kelime Kökeni: Sıfat
– İşsiz güçsüz
– Serseri, avare
– Denetimsiz, yönetilmeyen
– Yapacak işi gücü olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Başıboş ruhum karanlık sokakların köşe başlarını tutar aysız gecelerde serkeş gezerdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Halife unvanını taşıyan katiplerin en kıdemlisi
– Katiplerin başkanı
Cümle içinde kullanımı: “Başhalife olan Abdullah Efendi, Bursa’ya nefy edilmiş bir nevi sürgün edilmiştir.”