Kelime Kökeni: Farsça
– Sevimsiz, suratsız
– Suratı kötü
– Çirkin yüzlü
– Antipatik
Cümle içinde kullanımı: “Allah günah yazmasın bed-likâ kadınlardan hiç haz etmem.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Sevimsiz, suratsız
– Suratı kötü
– Çirkin yüzlü
– Antipatik
Cümle içinde kullanımı: “Allah günah yazmasın bed-likâ kadınlardan hiç haz etmem.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kötü işler yapan kimse
– Şerir
– Kötü davranışlarda bulunan
– İnsanlara zarar veren kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bed-kâr adamların gözü çoktan kararmıştır vicdanları taştan beterdir. “
– Yaptığı iş veya herhangi bir konuda yeterinden fazla bilgiye sahip olmak.
– Çok emin olmak, kesin olarak bilmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bizden bir hafta önce gelmesine rağmen bu kocaman şehri adı gibi biliyordu.”
– Yaptıkları veya yaşattıkları olayların ardından ardında bıraktığı izlenimi değiştirememek, düzeltememek.
Cümle içinde kullanımı: Adı çıkmış dokuza, inmezdi sekize bu yaptığı onca şeyin ardından .”
– Ay gibi parlamak
– Işıl ışıl parlamak
– Dolunay gibi
Cümle içinde kullanımı: “Bedirlenmiş yüzünde sönmüş hayaller değil suyunu yeni bulmuş umutlar görüyorum.”
– Kötü bir izlenim bırakmak.
– Hakkı olmayan bir şekilde ün kazanmak .
Cümle içinde kullanımı: ” Adı çıkmıştı bir kere ne derse desin sözüne güven olmuyordu.”
– Bir kişiyi veya bir şeyi hatırlamamak, umursamamak veya önem vermemek.
Cümle içinde kullanımı: O kadar uzaklaşmıştı ki ortamlardan adi bile okunmaz olmuştu.”
– Sözde durumu iyileşti, ama eskisi gibi hala yoksul bitap halde yaşamını sürmekte.
Cümle içinde kullanımı: “Veremi yendi kan tükürmüyor ama adı ata bindi ayağı yerde gezer durumda yaşıyor.”
– Sevilmeyen bir şeyi veya kimseyi unutulmak.
– Adı anılmaz dile getirilmez olmak.
– Söz dahil edilmemek.
Cümle içinde kullanımı: “Hayatımdan çıkalı çok olmuştu ama hala adı batmamıştı.”
– Gerekli olduğu düşünüldüğü için değil, olması gerektiği ,herkesin yaptığı o olduğu için ya da yapılmış denilsin diye yapmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu düğünleri de anlamıyorum adet yerini bulsun diye yapılan onca şey yüzünden gelin ve damatta yapılmadık şey bırakmıyorlar.”