Kelime Kökeni: Farsça
– Adı kötüye çıkmış
– Kötü olarak bilinen kimse
– İsmi fenaya çıkmış
– Kötülüğü dillere pelesenk olmuş
Cümle içinde kullanımı: “Bed-nâm saldığımız doğrudur, gerçeği söyleyenler dokuz köyden kovulur.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Adı kötüye çıkmış
– Kötü olarak bilinen kimse
– İsmi fenaya çıkmış
– Kötülüğü dillere pelesenk olmuş
Cümle içinde kullanımı: “Bed-nâm saldığımız doğrudur, gerçeği söyleyenler dokuz köyden kovulur.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Şanssız
– Talihsiz, kara talihli, talihi kötü kimse
– Bahtsız
Cümle içinde kullanımı: “Eh kahpe kader, bed-mihrimi güldürmeyecek beni hep mi ağlatacaksın?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Sarhoş
– Ayyaş
– Alkol içerek kendinden geçmiş kimse
– Bekri
– İçkici
Cümle içinde kullanımı: ” Çoluk çocuğunun rızkını harama yatıran bed-mest adamdan ne koca olur ne baba yavrum.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Soysuz
– Mayası bozuk
– Ahlaksız
– Sütü bozuk
– Hain
– Karaktersiz
– Kötü yaradılışlı
Cümle içinde kullanımlı: “Bizler bed-mâye insanların yaradılışlarını bildiğimiz için kirli düşüncelere saygı duymuyoruz.”
– İvmeden, istifini bozmadan
– Aldırış etmeden
– Davranışını değiştirmeden
Cümle içinde kullanımı: “Ağır ezgi fıstıkî makam yürüyüşüyle nazlı bir gelin misali yürüdü geçti önümüzden.”
– Seri olmayan, yavaş davranan kimse.
– Çok ağır iş yapan, hızlı, çevik olmayan.
Cümle içinde kullanımı: ” İşleri o kadar yavaşlatıyordu ki sanırsın ağır canlının birisi.”
– Her işin yolunda olması.
– Davranışları için bir engel, zorluk olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar kola ilerlemekteydi ki işleri ağaca çıksa pabucu yerde kalmadığı çok belliydi.”
– Gururunu incitmek.
– Yapılan şeyin sonucunda onurunun kırılması, o kimseye ağır gelmesi.
-Gücüne gitmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Babamın söylediği sözler o kadar ağırıma gitmişti ki ne diyeceğimi bilememiştim o an.”
– Tedavisi zor olan hastalık.
– Sonu ölümle sonuçlanacak hastalıklar.
Cümle içinde kullanımı: ” Ağır hastalığı var galiba baksana dağ gibi adamdan eser kalmamış sanki.”
– Yapılması zor gelen.
– Onuruna dokunmak, gücüne gitmek.
– Ağırına gitmek.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar ağır gelmişti bana söyledikleri hiç yenir yutulur şeyler değildi .”